Sosyal Medya ve Benlik İmajı

0
587

İnternet Bağımlılığındaki Artış     

        İçinde yaşadığımız çağda teknolojinin hayatımızın ayrıl(a)maz bir parçası olduğu su götürmez bir gerçektir. Sürekli gelişen teknoloji insanın günlük yaşamını kolaylaştırdığı kadar; sosyal yaşamı, eğitimi, meslek hayatındaki işleyişi ve dahi boş zamanları değerlendirebilmeyi bile kolaylaştırmaktadır. Günlük yaşamı kolaylaştırmanın yanında teknolojinin, özellikle internetle birlikte gelişen sosyal medya uygulamalarının, insanlar arası iletişim ve etkileşimi sağlama gibi bir rolü vardır ki bu özellik telefon/internet bağımlılıklarının yüksek düzeyde artışına sebep olmaktadır.

Peki teknoloji bağımlılığın artışında sosyal medya uygulamalarının hangi özellikleri etkili olmuştur?

İnsan sosyal bir varlıktır, hayatının her döneminde başkalarıyla iletişime, etkileşime geçme ve paylaşımda bulunma ihtiyacı duyar. Yapılan araştırmalara göre de sosyal medya (facebook, instagram gibi) kullanımlarının birincil amacı insanlarla iletişime geçme ve insanlardan haberdar olmaktır. Sosyal medya uygulamalarında yaygınlaşan, mesajın iletilmesi ve görülmesi bilgisi özellikleri de insanların nerdeyse yüz yüze iletişimdeymiş gibi hissetmesini sağlamaktadır; bu şekilde insanlar sosyalleşme ihtiyacının büyük çoğunluğunu sanal bir alemde karşılayabilmektedirler. Sosyal medya kullanımlarının ikincil amacı ise kişinin paylaşımlarıyla yeni bir benlik imajı oluşturmak istemesi ve insanlar tarafından onaylanmak istemesidir. Çünkü sosyal bir varlık olan insan kendi benliğini oluşturma ve kimlik edinimi sürecinde başkalarına ihtiyaç duymaktadır. Bu anlamda kişinin benliğinin inşası ve oluşturmaya çalıştığı benlik imajının sosyal medya aracılığıyla büyük bir kitle tarafından sürekli olarak ve pratik bir şekilde onaylanması kişiyi sosyal medyaya bağımlı hale getirebilmektedir.  Sosyal medya uygulamaları; mesajların alıcıya iletilmesi bilgisi, görüntülü konuşma, canlı yayın kurabilme gibi özellikleri ile gerçek iletişime yakın etki oluşturabilmektedir öte yandan, benlik imajı ve kimlik edinimi açısından da kişiyi gerçeklikten oldukça uzaklaştırmaktadır.

Olmak İstenilen Kişiyi Yansıtma

Sosyal medya hesapları aracılığıyla insanlar başkalarına kendilerinin olmak istedikleri insanı(ideal benliklerini) göstermeye çalışırlar ancak bunu yapmaya çalışırken ne yazık ki olmak istedikleri insandan bir o kadar uzaklaşmaktadırlar ve ortaya trajik bir paradoks çıkmaktadır. Çünkü sosyal medyada insanlar yalnızca mutlu oldukları anları, daha güzel göründükleri, üzerinde oynama yaptıkları, filtre kullandıkları fotoğrafları paylaşmaktadırlar. İnsanlar bu tip paylaşımlarıyla kusursuz bir insan, kusursuz bir hayat profili çizmek isterler, bunu yaparken de oluşturmaya çalıştıkları kusursuz profilden iyice uzaklaşmaya başlarlar ve gerçek benlikleri ile ideal benlikleri arasındaki fark büyür. Bu ne anlama gelmektedir? İnsanların kusursuz olması mümkün değildir; ancak kendi için kusursuz bir imaj çizen ve ona ulaşmaya çalışan insan çizdiği imajın gerçeklikten uzaklaşması ve kendisiyle ilgili oluşturduğu yüksek standartlar sebebiyle ümitsizliğe düşmeye başlayabilir, iç dünyasında kendini suçlayıcı ve aşağılayıcı ifadelerle eleştirebilir, yapmak istediklerini erteleme davranışı sergilemeye başlayabilir ve kişi gitgide ideal benliğinden uzaklaşmaya başlar. İdeal benlik ve gerçek benlik arasındaki bu fark ise duygu durum bozukluklarına, davranış bozukluklarına ve hatta kişilik bozukluklarına yol açarak patolojik sonuçlar doğurabilir. Tüm bunların dışında kimi insanların da sosyal medya profilleri ideal benliklerini yansıtmak yerine sosyal medyada yaygın olan, popülerleşen, kabul gören ögeleri barındırmaktadır; bu noktada da kişiyi bir kimlik bunalımı karşılamaktadır.

İdeal Benliğimize Nasıl Ulaşabiliriz?

      Kişi sağlıklı bir kimlik edinimi için öncelikle kendini tanımalıdır. Kendinin zayıf yanlarını ve güçlü yanlarını bilmeli ve kabul etmelidir. Bunun için de kendisine gerçekçi sorular sormalı ve gerçekçi cevaplar vermelidir. Gerçekten neyi sevdiğini, ne istediğini, neleri yapabildiğini, nelere kabiliyeti olup olmadığını bilmeyen insan kendine gerçekçi olmayan, ulaşılmaz hedefler oluşturur ve bunu karşılayamadığından ümitsizliğe kapılabilir ya da sosyal medya hesapları aracılığıyla manipüle edilmiş paylaşımlar yaparak kendini tatmin etme yoluna gidebilir. Bu durumda kişi kendisini daha büyük bir ümitsizlik, değersizlik ve yetersizlik hissinin içinde bulacaktır. Bu sebeple ilk adım kişisel farkındalık olmalıdır; değişimin ilk adımı farkındalıktır. İkinci adım ise kendiyle ilgili farkındalık sağlayan bireyin ideal benliğiyle (olmak istediği insanla) ilgili gerçekçi hedefler belirlemesidir. Herkes her şeyi yapamaz ve yapmak zorunda değildir, herkes aynı kabiliyet ve yeteneğe sahip değildir; bu yüzden kişi kendinin güçlü yanlarını belirlemeli, geliştirmeli ve kendine gerçekçi hedefler koymalıdır. Üçüncü adımda ise kişi bu hedefleri gerçekleştirebilmek için adımları belirlemeli, bu adımları gerçekleştirebilmek için süreklilik gösteren, tutarlı davranışlarda bulunmalıdır. Bunun için de kişi kendini disipline edebilmeli, zamanını verimli kullanarak en iyi şekilde yönetebilmelidir.

Psk. Dan. Merve ÖZETCİ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.