20.4 C
İstanbul
Pazar, Haziran 23, 2024

Ruanda, Batı Sahra ve Sömürgecilik Sorunları

Fas ve Moritanya arasında ortaya çıkan Batı Sahra sorunu ile ilgili öncelikle bilmemiz gereken, İspanya’nın sömürge devletten çekilme sürecinde düzensizliğinden kaynaklandığıdır. Bunun bir başka örneğini de Ruanda Halkı, Belçika sömürge yönetimi süresince kimlik kartlarına Tutsi ve Hutu kavramlarını belirtmek üzere bir bölüm eklemiş, halk arasında asıl ayrımcılık bu dönemde başlamıştır. Belçika’nın ve Fransızların Ruanda Halkına sömürgeciliğinden miras kalan bu ayrımcılık ve beraberinde gelen yaklaşık yüz gün içinde 800.000 Tutsi ve Ilımlı Hutu’nun öldürülmesi ile anılan Ruanda Katliamı olmuştur.[1]

Batı Sahra sorununda da aynı şekilde devlet yönetimi ele alınmamış, sadece bölgenin rezervlerinden yararlanmak, İspanya’nın sömürgesinden karını maksimize etmesi hedeflenmiştir. Sonucunda ortaya çıkan durum ise ortadadır. 1976 yılında sahipsiz bırakılan topraklar, Fas ve Moritanya tarafından aynı muameleye tabi tutulmak istenmiş, toprakların ve rezervlerin değeri bölgedeki insan yaşamının değerinin önüne geçmiştir. Polisario Cephesi Batı Sahra’nın bir kısmının Moritanya’ya, diğer kısmının Fas’a verilerek bölünmesini asla kabullenmemiştir. BM’nin 2007’deki denemelerinde Fas ve Polisario bir türlü anlaşamamış, Polisario demokratik referandum yapılması isteğinden taviz vermemiştir ve vermemektedir. [2] Fas ise Polisario’nun isteklerinin zıttına 1980’de bölgeyi birbirinden ayıracak bir duvar inşa etmeye başlamıştır. Duvara Fas Savunma Duvarı denmiş, dört kademede inşa edilen duvarın uzunluğu ise 2720 km.yi bulmuştur. Duvar çevresinde 120 Bin Faslı asker, 240 ağır top kulası ve 20.000 km.yi aşan tel örgü bulunmaktadır. Berlin ve Gazze örneklerinde olduğu gibi duvara “utanç duvarı” ismi verilmesine rağmen duvar günümüzde de varlığını korumaktadır ve binlerce insanın özgürlüğünü kısıtlamaktadır.[3]

Fas ve Moritanya arasında yakın zamanda son bulmayacak gibi görünen bu sorunun temelinde sömürgeci devletlerin bölgeden çekilirken gerekli önlemleri almayarak çekilmesi görülmelidir. Bu durumda; Ruanda katliamından Fransa’nın da Aşırı Hutu’lar kadar suçlu olduğunu, onların eğitimini bizzat Fransız askerlerin verdiğini de göz önüne alarak kabul etmesi gerekmektedir.[4] Bu durum İspanya için de geçerlidir. Ama İspanya çeşitli nedenlerden taraflardan birini –şuan ki şartlarda bu ülke Fas’tır.- desteklemekten geri kalmamaktadır. [5]

 

[1] Pehlivanoğlu l. “Assia Djebar’ın L’amour, la Fantasia ve la Disparition de la Langue Française Başlıklı Romanlarında Sömürgecilik Ekseninde Dil ve Kimlik”, T.C. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Batı Dilleri ve Edebiyatları (Fransız Dili ve Edebiyatı) Anabilim Dalı, 2010, Link:http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/6288/ışıl_pehlivanoğlu_tez.pdf.pdf, Erişim tarihi: Ekim 22. (Archived by WebCite® at http://www.webcitation.org/64LWMWPPu)

[2] “Batı Sahra’daki tarihsel toprak sorunu”, Euronews, 09.11.2010, Link: http://tr.euronews.com/2010/11/09/violence-marks-start-of-western-sahara-talks/, Erişim tarihi: Ekim 22

[3] Çiçek N., “Çin Seddi’nden sonra en uzun duvar Batı Sahra’da”, Timeturk, 03.05.2012,  Link:http://www.timeturk.com/tr/2012/05/02/bati-sahra-hakkinda-her-sey.html#.VEdbgCKsWSo, Erişim tarihi: Ekim 22

[4]Varol S., ‘Fransa soykırıma ortak’, Milliyet, 17.12.2006, Link: http://www.milliyet.com.tr/2006/12/17/dunya/axdun01.html, Erişim tarihi: Ekim 22

[5] Akyüz S.B., “FAS VE BATI SAHRA SORUNU”, Kasem, 16.12.2013, Link:http://www.kasem.org/fas-ve-bati-sahra-sorunu-3917747-haberi, Erişim tarihi: Ekim 22

SON YAZILAR
İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.