Köşe Yazıları KİŞİLİĞİN GÖĞERMESİ

KİŞİLİĞİN GÖĞERMESİ

-

İnsana ferdiyetini, birey olmaklığını bahşeden şey şüphesiz sahip olduğu aklı kendine özgü kılabilmesidir. Bir biçimde taklit ve öykünmelerle başlayan yaşamda “dünyaya kendi gözleriyle bakabildiği” özerk bir bilinci ve duyuşu inşa edebilmesi bununla mümkün.

            Her insan bir ben’likle (ene) dünyaya gelir. İnsanın ruhunda bireyliğinin ve faaliyetinin (eylemlerinde karar sahibi oluşunun) neşvünema bulduğu zemin benliğidir. “Gök, yer ve dağların yüklenmekten çekindiği ve korktuğu emanetin en önemli vechelerinden biri ene’dir. (benlik) Evet ene, Adem aleyhisselamdan şimdiye kadar insanın içinde dal budak salan nurani bir şecere-i Tuba ile müthiş bir şerece-i zakkumun çekirdeğidir.” Bir başka deyişle Dorian Gray’in Portresi’nde Basil Hallword’un söylediği gibi, her birimizin cenneti de cehennemi de içimizde taşıyor olmamız benliğimizle alakalı.

            Benlik aynı zamanda insanın dünyayı, yaşamda olan bitenleri be Tanrı’yı seyrettiği bir ayna gibidir. İnsan bu aynada kendisini ve kendisiyle bağı bulunan varlık ve vakaları seyrettikçe dimağında bir idrak çiçeklenir. İşte insana şahsiyetini getiren mühim bir amel bu idraktir. Hayatın. Ömür denilen sürecin içinde “yaşamak” ya da “sürüklenmek” olarak kristalleştiği düşünülürse insan dünyaya kendi gözleriyle baktığı müddetçe yaşamak’tan yana olabilir. Aksi halde başkaları tarafından giydirilen on dokuzuncu ve yirminci yüzyıl kalıntısı ülkülerin ya da büsbütün kendinden, halden ve dünyadan bi-haber ve umursamaz bir cehaletin pençesinde ancak sürüklenmekten söz edilebilir.   

            Giovanni Papini Gog’ta Edison’a şöyle bir laf ettirir: “Cahillerin hayallere, işçilerin işe, sanayicilerin kara ihtiyacı vardır. Vazifemiz, elimizden geldiği kadar karlı yalanları korumaktır.”

            Hakikatin hatrının yok sayıldığı vakit, cahilce avuntuların ve karlı yalanların büyüsüyle kişilik ve gerekçe yaşamak sırra kadem basar. Yaşıyormuş gibi yapmak nifaktır, insan her geçen gün nifaktan un ufak olmamak için binbir yalanla unutmaya yüz tuttuğu benliğini hatırlamalı ve bugün sosyal ya da siyasi çoğu problemin altında yatan kişiliksiz hastalığını sağaltmaya ve kişiliğinin göğermesi adına çalışmaya koyulmalıdır.

                                                                                                                      28.02.2021(17.25)

Önceki İçerikKIŞ ÇIKMAZI
Sonraki İçerikNEREDEYSE BEŞ SANİYE OLACAKTI

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Son Yazılar

İnsanlar ve Rejimler

Siyasiler, devleti yöneten mühim kadrolar, devlet ve toplum hayatını şekillendirecek kararlar alırlar. Alınan kararların etkileri hem bugünümüze hem de yarınlarımıza sirâyet eder. Toplum olarak günbegün belki bilerek belki de bilmeyerek tepedeki işleyişin bize dayattıklarıyla yahut lâyık gördükleri imkânlarla nefes alır nefes veririz.

Yaratıcılığın Kaybı

Size de oluyor mu bilmem ama çok uzun bir zamandır yaratıcılığımı kaybetmişim gibi hissediyorum.Sanki kurak bir toprak gibiyim, üzerime...

NEREDEYSE BEŞ SANİYE OLACAKTI

Tarihle sabittir ki, insanların kendi eliyle inşa ettiği, dini-kültürel ya da siyasi önder kültünün altında, sanrılara dayalı bir bilinçle...

KİŞİLİĞİN GÖĞERMESİ

İnsana ferdiyetini, birey olmaklığını bahşeden şey şüphesiz sahip olduğu aklı kendine özgü kılabilmesidir. Bir biçimde taklit ve öykünmelerle başlayan...

KIŞ ÇIKMAZI

Bir kış çıkmazında kaskatı karanlıkta takılı kalmış zaman soğuk ve müzlim Korkunun ayazıyla buz tutan kalbin Kaybolmuş ufuklar seçilmiyor elin. Ya hadım edilmiş...

Analyse de la prise de décision des politiques publiques à propos de COVID-19 en Turquie

Préparé par Ayşe Ece Bıçakcı, Evşen Yıldız, Sevgi Ulusoy Introduction L’analyse d’une politique publique constitue l’un des piliers fondamentaux des sciences...

Bunları da Okuyun

İlginizi ÇekebilirOKUNASI
Sizin için seçtik!