İskoçya’nın bağımsızlığı için referandum bu Perşembe, ayın 18’inde yapılacak. Söz konusu referanduma bu kadar az zaman kalmışken referanduma “hayır” ve “evet” diyecekler arasındaki farkın %1’den daha az olduğu görülmekte (Hayır: %47, Evet: %46, Kararsız: %7). Referandum sonucunu “karasız” tarafın belirleyeceği açık. Ancak biz bu yazımızda, bu referandumun sonucunun “evet” çıkması ile ortaya çıkacak bazı sorunlara değineceğiz.

Sorun 1: İskoçya’nın Bağımsızlığını Kazanması Durumunda Dövizi Ne Olacak?

Tarihsel anlamda baktığımızda; İskoçya ile İngiltere arasındaki birliktelik, resmi anlamda 1603 yılında “Taçların Birliği” (The Union of The Crowns) ile başladı. Bununla birlikte, bu tarihten itibaren bir para birliği de görüşülmeye başlandı. İlk başta İskoç Pound’u (The Pound Scots) ile İngiliz Pound’unun (Pound Sterling) değerleri sabitlendi. Asıl parasal birleşme ise 1707 yılında imzalanan “Birlik Anlaşması” (Treaty of Union) sonrası İngiliz Pound’unun, İskoç Pound’unun yerine geçmesi ile birlikte sağlanmış oldu.

Sorun aslında basit gibi görünmekte. İskoç Başbakan Alex Salmond, referandumun “evet” ie sonuçlanması durumunda İskoçya’nın İngiliz poundunu kullanmaya devam edeceğini söylemişti. Buna karşılık Westminster partilerinin hiçbiri, bağımsız bir İskoçya’nın, İngiliz pound’unu kullanamayacağını belirtmişti. Kısa bir zaman öncesine kadar, İskoçya’nın bağımsızlık için oylamayacağı düşünüldüğünden bu konuya pek önem verilmemiştir, ancak son zamanda yapılan anketlerin sonuçları yukarıda belirttiğimiz gibi çıktığından, bu durum İngiltere’yi telaşlandırmaya başladı. Bununla birlikte İngiliz pound’u, hiç durmaksızın, dolar ve euro karşısında değer kaybetti. Durum böyle olunca, İskoçya’nın bağımsızlığı durumunda, İngiltere’nin İskoçya ile oturup bir anlaşmaya varması söz konusu hale geldi.

Bu sorun ile ilgili olası çözüm yolları;

1)      İskoçya, İngiliz Pound’unu Kullanmaya Devam Edebilir : Ancak bu çözüme hem İskoç yetkililer, hem de yukarıda belirttiğimiz gibi İngiliz yetkililer tarafından sıcak bakılmamakta. Bununla birlikte İngiliz hükümetinin böylesi bir parasal birlikteliğe sıcak bakmamasını “blöf” olarak nitelendirenler de var. Çünkü İskoç ve İngiliz ekonomilerinin çözülemez biçimde iç içe geçmiş durumda olduğu söylenmekte. Aynı zamanda böyle bir birlik olmazsa İngiliz şirketlerin İskoçya’da yapacakları işlerin masraflarının artacağı ve İngiltere’nin İskoçya’nın dış borçlarını ödemek zorunda kalacağı da söylenmekte. Bu durumda, eğer referandum “evet” ile sonuçlanırsa, İngiltere’nin “Biz böyle bir İngiliz Pound’u Birliği’ne sıcak bakıyoruz” demesi beklenmekte.

2)      İskoçya, İngiliz Pound’unu Resmi Bir Birlik Kurmadan Kullanabilir : Bu fikir Kosova örneğini akıllara getirmekte. AB üyesi olmayan Kosova’nın euro’yu, Avrupa Merkez Bankası veya başka bir AB kurumu ile herhangi bir resmî anlaşması olmadan para birimi olarak kullanması örneği. Bu şekilde bir para kullanımının aynı zamanda ülke ekonomisi için yararlı olacağı da söylenmekte. Örnek olarak da Panama ve bazı diğer Latin ülkeleri verilmekte. Para birimi olarak doları seçen bu ülkelerin ekonomisine bu seçimin bir katkısı olmuş gibi görünmekte. Ancak yine de eski AB yetkililerinden Olli Rehn’in de belirttiği gibi, İskoçya’nın resmi bir izin olmadan İngiliz Pound’unu kendi para birimi olarak seçmesi “imkansız” gibi görünmekte.

3)        İskoçya, AB’ye Katılıp Euro’yu Kullanabilir : İskoçya’nın bağımsız olması durumunda, belki hemen olmasa bile zamanla, euroyu para olarak seçmesine daha önce Alex Salmond tarafından değinildi. Ancak küresel krizin ortasında ekonomisi etkilenmiş ve etkilenmeye devam eden bir AB’ye katılma düşüncesine halkın sıcak bakmayacağı açık. Ancak yine de AB’ye katılma fikri “en az kötü seçenek” olarak bir tarafta tutulmakta. Bununla birlikte bağımsız bir İskoçya’nın AB üyesi sayılıp sayılmayacağı konusuna ise Avrupa Komisyonu Barroso’nun verdiği cevap (“imkansız değilse bile zor”) pek iç açıcı görünmemekte. Sebep olarak ise kendi bünyesinde de yarı otonom bölgeler bulunduran ülkelerin olası bir İskoç adaylığını engellemesi gösterilmekte.

Bununla birlikte İskoçya’nın euroyu para olarak kabul etmesi, kendisinin tam bağımsız bir para politikası izleyebileceği anlamına gelmemekte. İskoçya bu yolla sadece İngiltere Bankası’nın kontrolünden çıkmış olup, Avrupa Merkez Bankası’nın kontrolüne girmiş olacak.

4)      İskoçya, Yeni Bir Para Basmaya Çalışabilir : Şimdiye kadarki seçenekler arasında en risklisi. Ancak İskoçya bunu başarabilirse kendi para politikasını istediği gibi üretebilecek. Ancak yine de ülke için kendi parasını üretmek biraz maliyetli olacak.

Sorun 2: İskoçya’nın Bağımsızlığını Kazanması Durumunda İngiltere’nin Dış Borçları Paylaşılacak Mı?

Bir think- tank’in belirttiği kadarıyla İskoçya, bağımsızlığını kazanması durumunda, İngiltere Hazinesi’ne 23 milyar pound borçlanacak. Bununla birlikte İskoçya’daki hem İngiliz, hem de İskoç hükümetlerinin 2012-2013 yılındaki harcamaları toplamının 65 milyar pound olduğu söyleniyor. Bu durumda İskoç hükümeti harcamalarında fazladan kesinti yapmak zorunda kalacak. İskoçya’nın Kuzey Denizi’ndeki petrolden coğrafik konumundan ötürü payına düşen %84’lük kısmın bile bu borcu kapatmaya yetmeyeceği söylenmekte.

Sorun 3: İskoçya, Kuzey Denizi’ndeki Petrolden Pay Alacak Mı?

Aynı zamanda ekonomiyi de etkilediğinden, aslında bu konu her iki taraf için de çok önemli.Bu konuda temel tartışma konusunu petrol paylaşımının nüfusa göre mi, yoksa coğrafi konuma göre mi yapılacağı oluşturmakta. Çünkü paylaşım eğer coğrafi konuma göre yapılırsa, İskoçya petrolden %90 pay alacak; ancak paylaşım nüfusa göre yapılırsa, İskoçya’nın payı bu sefer %9’a kadar gerileyecek.

 Son Olarak;

İskoçya, Birleşik Krallık’ın toplam nüfusunun %8’ini, AB nüfusunun ise sadece %1’ini içinde bulundurmakta. Bununla birlikte bu ülke, Birleşik Krallık’ın hidroelektrik kapasitesinin %90’ına, Avrupa Birliği’ndeki en büyük petrol rezervine (Eğer Kuzey Denizi petrollerini eline geçirebilirse), yine AB’deki denizaşırı rüzgar enerjisi kapasitesinin toplamının %25’ine ve AB’deki toplam dalga enerjisi kapasitesinin %10’una sahip. Bu nedenle bu ülkenin, geleceğin Avrupa’sının Suudi Arabistan’ı olamaması için hiçbir neden yok gibi.

Sonuç olarak, henüz İskoçya ile İngiltere arasındaki bu bağımsızlık meselesinin nasıl bir yönde ilerleyeceğini söylemek çok da mümkün değil. Belki de referandumun sonucu “evet” bile çıkmayacak. Ancak, yine de yukarıda bahsettiklerimizden de anlaşılacağı gibi, işin referandum kısmı aslında en kolay olanı.

 Kaynak:

BBC The Guardian Slate

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.