Hindistan, artan nüfusu ve tarımsal planlamaları ile ilgili kritik sorunları gündemine almış durumda. Çiftçilerinin yakın zamandaki kayıplarına bakılırsa, Hindistan’ın bu sorunlar ile ilgili kararları alması bir zorunluluk gibi görünüyor. Hindistan’da çiftçilerin zararlı böceklerden ve salgın hastalıklardan kaynaklı zirai kayıpları toplamda 5 milyar doları aşmış durumda. Bu sorunlara ek olarak bir de kuraklık ve sulama problemleri eklenince, çiftçilerin kaybı daha da artıyor.

Birleşmiş Milletler’in yapmış olduğu araştırmalara göre, şu anda nüfusu 1,2 milyar olan Hindistan’ın nüfusu, 2050 yılı itibarıyle 1,8 milyar olacak. Bu da hükümetin geleceğe yönelik planlamaları ve zirai sorunlar açısından tam bir felaket olarak nitelendirilmekte. Teknolojik gelişmelerin yaşandığı diğer bölgelerde olduğu gibi Hindistan’da da bilim insanları bu konuya, teknolojiyi kullanarak bir çözüm üretmiş durumda. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) yöntemini kullanarak yeni ekin türleri ortaya çıkaran Hint bilim insanları, bu türlerin zararlı etkenlere karşı daha dayanıklı olmasını öngörmekteler. Hem de bu sayede gıdaların güvenliği de sağlanmış olacak.

İşin siyasi ve bilimsel kısımlarına bakacak olursak;

Öncelikle belirtilmesi gerekir ki GDO’lu gıdaların ne kadar ekonomik ve sağlıklı olduğu konusu, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin de bu konuda ikna edilmesi gerektiği gerçeğini değiştirmemiştir. Ancak GDO’lu gıdaların üretimi, Hindistan’da ekin üretiminde 8 kat artış sağlayacaktır. Aynı zamanda böylece DNA’larıyla oynanan bu gıdaların böceklere ve zararlı organizmalara karşı daha dayanıklı hale gelmeleri de sağlanacaktır. GDO’lu gıdaların Hindistan’da çok da eski bir tarihi yoktur. 2002 yılında BT Pamuğu adında bir pamuk tohumu geliştirilmiştir. BT, Bacillus Thuringiensis isminden türetilmiş olup, pamuk kurduna dayanıklı olan (yani kendiliğinden böcek ilacı işlevi gören) bir çeşit genetiğiyle oynanmış pamuk türüdür. Hindistan’a 2002 yılında bu GDO’lu pamuk girdiğinden beri Hindistan, 2016 yılı itibarıyle dünyanın en büyük 2. pamuk üreticisi konumuna yükselmiştir. Günümüzde Hindistan’daki pamuk üreticilerinin %90’ı bu GDO’lu pamuğu ekmektedir. Ancak 2015 yılında beyaz sinek olarak bilinen zararlı bir böcek türü, bu GDO’lu pamuk türüne musallat olmuştur. Reuters’ın bir haberine göre, 2015 yılından itibaren artan çiftçi intiharlarına en büyük sebep, pamuk üretiminde yaşanan bu sıkıntıdır. Oluşan kamuoyu, Hindistan’ın GDO’lu gıdalara ihtiyacı olduğunu ve eğer bu konuda adım atılmazsa, ancak çevre ülkelere de ekin ekmek suretiyle Hindistan’daki gıda krizine bir çözüm bulunabileceği yönündedir. Başka ülkelerde tarım yapabilmek ise oldukça maliyetli ve sıkıntılıdır.

Kendi Hardalınızı Yapın

Gıdaların genetiği ile oynamak, ülke dışına ekmek gibi daha pahalı ve uygulaması zor önlemleri gereksiz kılabilmektedir. Hindistan Çiftçiler Birliği’nin yöneticisi olan Chengal Reddy: “Ekinler üzerindeki araştırmalar tamamlandığında ekinler, zararlı etkilere ve böceklere daha dayanıklı olacaklar” demektedir. Kiran Sharma ise kar amacı gütmeyen, Tropik Yarı Kurak Alanlarda Ekin Araştırmaları Enstitüsüsü’nde biyoloji uzmanı ve kendisi, “güvercin bezelye” diye bilinen bir bezelye türünü daha dayanıklı hale getiren değişikliklere imza atmış ve yaptığı bu değişikliklerin bezelye üretiminde %30 oranında artış sağlayacağını söyleyerek eklemiştir: “Bu bezelyenin üretimine katkıda bulunmak isterseniz, genetik mühendislik bunun yegane yoludur”.

Genetik gıdaların en çok bilinen türlerinden biri, “hibrid hardal” olarak bilinen bir ekin türüdür. Bu tür %25-30 arasında ekin üretimine katkı sağlamaktadır. Bu tür, Delhi Üniversitesi ekibi tarafından hazırlanmıştır ve ülke genelinde kullanılan yemeklik yağların üretimi için hayati önem taşımaktadır. Hindistan’ın yemeklik yağlarda olan dışa bağımlılığına bir çözüm olması hedeflenen bu gelişme, Hindistan’ın 2014-2015 yılları arasında 10 milyar dolar değerinde ve 14,5 milyon ton ağırlığında yemeklik yağ ithal ettiği gerçeği göz önüne alındığında, ekonomik anlamda Hindistan’a çok büyük katkılar sağlamaktadır ve sağlayacaktır. Ancak Genetik Mühendislik Onaylama Komitesi, bu bitkinin genetiğiyle oynanmasının insan sağlığına olan etkilerinden pek emin değildir.

Bilimin Siyasallaşması

Dünya Sağlık Örgütü hazırladığı Gıda Güvenliği Endeksi’nde genetiğiyle oynanmış ekinlere genelde yüksek puanlar vermektedir. Piyasalardaki ekinlerin GDO’lu olmasına rağmen insan sağlığına ciddi yan etkileri olmadığını da belirtmektedir. Bu konuda ispatlanmış bir tehditin olmadığı da raporlara eklenmiştir. Modi, BT Pamuğu ile ilgili geçmişte Guajarat Bölgesi’nde bakanlık görevindeyken, kararın olumlu çıkmasına destek olmuştur. Bu desteği bilinen Modi, hükümeti bu konuda teşvik etmektedir. Ancak ülkedeki muhalif görüş, aslında güçlendirildiği düşünülen bitkilerin, zararlı organizmalara antibiyotik etkisi göstererek bu zararlı organizmaları da güçlendirdiğini savunmaktadır. Hindistan Milliyetçi Partisi ve diğer muhalif gruplar, halkı bu konuda bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapılması çağrısında bulunmuştur. Muhalefetin üzerinde durduğu bir diğer konu ise, fiyatların aslında GDO’lu ürünler ile gerçekten de bahsedildiği kadar düşmediğidir. Bu görüşe göre, fiyatlar ilk dönemlerde düşük seyrederken, tohum satıcılarının fiyatları yukarı çekmesi sonucunda, tohum fiyatlarının yine aynı seviyelere çıktığı ve çiftçilerin bir çeşit bağımlılık içerisine sokularak bu politikaya zorlandığı savunulmaktadır. Bu nedenle de GDO yönteminin pek de ucuz olmadığı savunulmaktadır. Ancak Hindistan hükümeti bu konuda BT Pamuğu tohumlarının satış fiyatlarına taban ve tavan fiyatları ile düzenleme getirmiştir.

Hindistan Önünde Çin Örneği

Bu konudaki bir diğer çözüm ise tamamen tarafsız bir kuruluş oluşturmak ve böylece kararların alınmasında, hükümetten bağımsız olan bu kuruluşa yetki verilmesi. GEAC denen ve orman ve tarımdan sorumlu bir komite olan kurumun bakanlık bünyesinden çıkarılması düşünülmektedir. Bu yöntem, Çin’de uygulanan ve başarılı olan bir yöntemdir. Çin böylece hem gıda güvenliği açısından hem de artan nüfusuyla ilgili olarak Hindistan’a iyi bir örnek oluşturmaktadır. Çin’de GDO’lu gıdalar yaklaşık 20 yıldır kullanılmaktadır ve dünyada sürülebilir tarım alanlarının %7’sine sahip olan bu dev ülkedeki ekilen ekin, dünya nüfusunun %22’sine yetebilmektedir. Bu konuda Hindistan’ın da aynı şekilde tarıma taze kan getirmesi ve üretimini arttırması gerekmektedir.

Çiftçi ekonomisti ve hükümet danışmanı olan Ashok Gulati “Hindistan’ın GDO konusu üzerine oturup düşünecek vakti maalesef kalmadı” demiş ve eklemiştir: “Sadece oturup kararı alınmalıdır”.

*Bu yazı http://qz.com/740532/there-will-be-1-8-billion-indians-by-2050-gm-crops-are-the-only-way-to-feed-them-all/ adresinden çevrilerek yayımlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.