Türkçe’ye “hassas tarım” (precision agriculture) olarak çevrilen bu yeni tarım yöntemi, temelde geleneksel tarım yöntemlerinin modern bilişim teknolojilerinden faydalanması ile ortaya çıkmıştır. Tarihsel süreçte tarımda öncelikle insan gücü, daha sonra hayvan gücü, daha sonra ise (traktör v.b.) motor gücü kullanılmıştır. Hassas tarım yöntemi ise GPS ve internet gibi daha modern yöntemleri çiftçilerle ve hayvan yetiştiricileriyle buluşturmaktadır. Böylece tarım da dijital çağa uyarlanmış olacaktır.

Neden Tarım Dijital Çağa Ayak Uydurmalı?

Bundaki temel amaç tarımda kullanılan su, gübre ve kimyasal maddelerin azaltılarak elde edilen ürünün miktarının ve kalitesinin arttırılmasıdır. Hem böylece tarımın “sürdürülebilirliği” de sağlanabilecektir. Bunun temelde üç nedeni bulunmaktadır:

  • Küresel iklim değişikliğinden kaynaklanan çevresel sorunlar ve buna bağlı olarak tarım arazilerinin gittikçe daralması.
  • Dünya nüfusunun üslü bir biçimde artması ve bu nüfusu beslemenin gittikçe zorlaşması.
  • Gereğinden fazla kullanılan gübrenin ve zirai ilacın toprağı verimsizleştirmesi.

Hassas Tarım Nedir?

Hassas tarım, detaylı veri elde etmeye ve bu elde edilen verilerin düzgün bir biçimde analiz edilerek kullanılması üzerine kurulmuştur. Bu nedenle de hassas tarımda, ürünün daha iyi bir biçimde yetiştirilebilmesi ve su, gübre ve zirai ilaç kullanımının azaltılabilmesi için GPS gibi uydudan konum bulma sistemlerinden, uzaktan algılayan sensörlerden ve internetten faydalanılmaktadır.

Bu türden yeni teknolojilerin tarımda kullanılmasıyla çiftçiler, ürünlerindeki en küçük ayrıntıyı bile dikkate alarak tarlalarını daha “sürdürülebilir” bir biçimde idare edebilmekte ve ürünlerinin verimliliğini arttırabilmektedirler.

Geleneksel tarım yöntemlerinde, tarla üzerinde yer alan farklı toprak türleri dikkate alınmadan, her yerde tek tip ve aynı miktarda kimyasal madde ve gübre kullanılmaktadır. Hassas tarım ile birlikte ise sensörler kullanılarak çiftçiler, tarlalarında hangi bölgeye ne tür kimyasal maddeden ve gübreden ne kadar miktarda kullanılması gerektiğini tespit ederek böylece gereğinden fazla kimyasal madde ve gübre kullanmaktan kaçınabilmektedirler.

Araştırmacılara göre hassas tarım piyasası, tüm dünyada 2014 yılında 2.3 milyar euroluk bir değere ulaşmış durumdadır. Bu piyasa değerinin 2020 yılına kadar her yıl %12 oranında büyümesi beklenmektedir. Söz konusu piyasanın en gelişmiş olduğu ve ekspertiz (uzmanlık) ihracatı yapabilecek konumdaki “olgun piyasalar” ise Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa piyasalarıdır.

Hassas Tarıma Geçiş Pahalı mı?

Hassas tarım teknolojilerinin oldukça pahalı olduğu ve küçük çiftçiler tarafından bu teknolojilerin elde edilmesinin çok zor olduğu söylenmektedir. Ancak, yine de, küresel uydu seyrüsefer sistemi (KUSS) gibi bazı teknolojilerden küçük çiftçilerin de faydalanabildiği belirtilmektedir. KUSS’nin Hollanda’da 2007 yılında çiftçilerde kullanım oranı %15 iken, günümüzde bu oranın %65’e kadar çıktığı belirtilmektedir. Orandaki bu artış da bize, pahalı olsa da bazı teknolojilere küçük çiftçilerin de zamanla ulaşabildiğini göstermektedir.

Avrupa Birliği’nin hassas tarım politikaları ile ilgili Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan belgeyi indirmek için lütfen tıklayın.

Kaynak:

inet-tr EurActiv

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.