İlk defa 1960 yılında Cezayir’de, Cezayir’in bağımsızlık arayışlarından dolayı gergin olan bir ortamda gerçekleştirilen Fransız nükleer denemelerini, Cezayir bağımsızlığını kazandıktan sonra başka yerlerde yapmak gerekmektedir. Yeni bulunacak olan alan Cezayir Çölü kadar boş olmalıdır. Kısa bir süre sonra Fransa, yeni nükleer denemelerini Fransız Polinezyası’nda yapma kararı alır. Bu dönemde Fransa’nın başında Charles de Gaulle bulunmaktadır.

Fransız Polinezya toprakları, sadece ülkenin toprak olan kısmı göz önüne alınırsa küçüktür. Ancak takımadaların okyanus olan kısmı da göz önüne alındığında, Polinezya’nın toplam büyüklüğü aslında Avrupa kıtası kadardır.

6 Şubat 1964 tarihinde Fransa’nın zorlamasıyla Polinezya Bölgesel Parlamentosu (Assemblée Territoriale de Polynésie), Charles de Gaulle’ün Polinezya üzerinde nükleer deneme yapma kararını kabul eder. O dönemde henüz bilinmeyen iki atol olan Mururoa ve Fangataufa adaları, üzerlerinde yapılan inşaat çalışmaları sonrasında, fiilî olarak, askerî bölgeye dönüştürülürler ve nükleer denemelerde merkez olarak kullanılırlar. Bu dönemde De Gaulle’ün isteği bir “caydırıcı güç” oluşturmaktır.

İlk nükleer deneme 2 Temmuz 1966 tarihinde gerçekleştirilir. Henüz ilk denemede, yanlış hesaplamalardan dolayı, Mangareva Adası’nda yaşayan sivil halk (yaklaşık 600 kişi) denemeden zarar görür ve Fransa bu durumu, özellikle de yerel halkın tepkisini çekmemek için, olabildiğince saklamaya çalışır. Özellikle de Fransız hükümet yetkilileri sürekli olarak “nükleer denemeler esnasında gereken tüm önlemlerin alındığından” bahsederek yerel halkı sürekli olarak rahatlatmaya çalışırlar.

27 Ocak 1996 tarihinde Fransa, Polinezya’daki nükleer denemelerini durdurma kararı alır. 1966-1996 yılları arasında, yani toplamda 30 yıl boyunca gerçekleştirilen nükleer denemelerin toplam sayısı 193‘tür. Söz konusu 193 denemenin 46’sı atmosferde, 147’si su altında gerçekleştirilmiştir.

Söz konusu nükleer denemelerin bölge halkı sağlığında ve günlük yaşamında neden olduğu tüm etkiler ile ilgili tam bir rakam bulunmamaktadır. Ancak 30 yıl boyunca süren denemelerin pek çok çocuk ölümüne ve çocuklarda kalıcı hastalıklara neden olduğu bilinmektedir. Buna rağmen Fransa, bölge halkından resmen özür dilememektedir. Polinezya’ya en son resmî ziyaretini 22 Şubat 2016 tarihinde gerçekleştiren Fransız Cumhurbaşkanı François Hollande, yalnızca söz konusu denemelerin çevreye ve sağlığa olan “etkilerini” tanıdığını söylemektedir, ancak resmî bir özür hâlâ bölge halkından dilenmemiştir ve dilenmemektedir.

1915 Olayları’nı “Ermeni Soykırımı” olarak tanıyan ve Türkiye’nin de bu olayları bir soykırım olarak tanımasını isteyen, bu konuda da Türkiye’ye sürekli baskı yapan Fransa’nın, söz konusu olaylardan yaklaşık 50 yıl sonra açık bir biçimde kendi işlediği bu insanlık suçundan dolayı bölge halkından resmî bir özür dilememesi de maalesef bize Fransız Devleti’nin ikiyüzlülüğünü göstermektedir.

France 24 Arte TV Public Sénat

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.