Enerjinin etkin kullanımı aslında başka bir enerji kaynağı olarak sunulabilecek derecede önemli bir uygulamadır. IEA, enerjinin etkin kullanımını, enerji tüketimini yönetebilme ve gerekirse dizginlemek şeklinde betimlemektedir. Burada önemli olan, enerjinin etkin kullanımını, daha az enerji kullanmak ile karıştırmamaktır. Aynı miktarda daha fazla iş yapmak, enerjinin etkin kullanımını daha iyi açıklar niteliktedir.[1]

Enerjinin etkin kullanımı daha çok binalarda, taşımacılıkta ve endüstride söz konusudur. Yine IEA’nın yaptığı bir araştırma neticesinde, etkin kullanımın gerçekleştirilememesi nedeniyle, tüm Dünya’da kullanılan yaklaşık 14 milyar elektronik cihaz, 80 milyar Amerikan dolarının çöpe gitmesine neden olmaktadır. Bu rakamın, 2020 yılına gelindiğinde 120 milyar dolara çıkması beklenmektedir.[2]

Enerji arzını sağlayabilmek, bir devletin gerek ekonomik, gerekse de sosyal sürdürülebilirliği için olmazsa olmazdır. Öyle ki 1973 ve 1979 krizleri sonrasında, dış petrole bağımlı devletlerin yaşadıkları sorunlar, bize enerjinin önemini güzel bir biçimde göstermektedir. Yine, birden fazla kez yaşanan Ukrayna krizi esnasında, Avrupa’ya giden gazın kesilmesi ile soğuk kışa teslim olan Avrupa devletleri, zor anlar yaşamışlardır. Daha güncel bir örnek verilmesi gerekirse; Türkiye genelinde 31 Mart 2015 tarihinde yaşanan elektrik kesintisi, sadece elektrik ile ilgili bir arıza olmasına rağmen, bir kez daha bize enerjinin önemini göstermiştir.

Günlük hayatımızda bu derece önemli olduğu belirtilen enerjinin ve enerji arzının[3] yönetimi de, hiç şüphesiz, belirli bir politika çerçevesinde olmalıdır. Enerji arzının güvenliği için iki türden politika izlenebilir. Bunlardan birincisi “kısa vadeli”, ikincisi ise “uzun vadeli” politikalardır. Kısa vadeli politikalar daha çok elde kalan stokların paylaştırılması ile ilgili iken (stokların işbirliği içerisinde kullanılması, geçici elektrik kesintileri ve enerji akışının yönünün değiştirilmesi gibi), uzun vadeli politikalar, daha çok gelecekte enerji arzı ile ilgili sorunlar yaşanmasının engellenmesi amacıyladır (enerjinin etkin kullanımının arttırılması politikaları, yakıt kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve stokların arttırılması gibi).[4]

Avrupa Birliği açısından enerji arzı sorunsalı incelendiğinde, AB’nin yenilenebilir enerji ve enerjinin etkin kullanımı konusunda izlediği politikalar, bir açıdan, AB’nin enerji çeşitliliğini arttırmaya yönelik politikalardır. Bu nedenle de bu politikaların daha çok “uzun vadeli” politikalar olduğu söylenebilir.

                                                                                             İ. Yavuz KULAKLI

[1]http://www.iea.org/topics/energyefficiency/ (03.05.2015)

[2]http://www.iea.org/newsroomandevents/pressreleases/2014/july/more-data-less-energy.html (03.05.2015)

[3] *Enerji güvenliği, IEA’nın 2001 basımı “Toward a Sustainable Energy Future” adlı kitabında “arzın, talebi, belirli bir fiyat karşılığında karşılayabilme uygunluğu” olarak betimlenmiştir. Aynı zamanda burada, enerji güvenliğinin “bir miktar ve fiyat güvenliği sorunu” olduğu da belirtilmiştir (s.76).

[4]Toward a sustainable energy future (s.75)- IEA- OECD

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.