2019 yılının Aralık ayında Çin’in Vuhan kentinde bir yabani hayvan satış pazarında ortaya çıkan yeni koronavirüs tipi ile dünyanın imtihanı devam etmekte. Gerek ulusal gerekse uluslararası mercilerin ve kurumların yaptıkları açıklamalardan yola çıkarak SARS CoV-2 virüsünün etkisi bir süre daha yoğun şekilde hissedilecek sonucuna varmak yanlış olmasa gerek. Koronavirüs ailesinin diğer üyelerinden SARS ve MERS virüsleri de dünyayı çapında salgınlar gerçekleştirerek, tarih sahnesinden ayrıldılar. Muhtemel odur ki yeni tip koronavirüs de aynı ailenin diğer üyeleri gibi belli bir süre sonra etkisini yitirecek. Bu denli önemli bir tıbbi konu hakkında yorum yapacak bilgiye ve donanıma sahip olamamakla birlikte bu konu hakkında uzman görüşlerini ve devlet kurumlarının tavsiyelerini şahsen takip etmekte ve uygulamaktayım. Bu noktadan yola çıkarak, koronavirüsün ortaya çıkmasıyla birlikte daha belirgin hale gelen ve kamuoyunu direkt olarak etkileyen dezenformasyon virüsü hakkında konuşmanın yararlı olacağı düşüncesindeyim.

Dikkat! Sosyal Medya Üzerinden Bulaşabilir

Koronavirüsün toplum sağlığına negatif etkisi yadsınamaz durumda olmakla birlikte bu virüs ile ilgili yayılan dezenformasyonların toplum nezdinde yarattığı negatif hava belki de virüsün gerçek etkisinden daha fazladır. Ne yazık ki özellikle sosyal medyanın insan hayatına girmesiyle dezenformasyon yaymak ve toplumların bu yanlış bilgilere inanmasının sağlamak çok daha kolay hale gelmiştir. İnsanların hem mesaj alıcı hem de mesaj gönderici konumunda bulunduğu sosyal medya platformlarında akış içerisinde paylaşılan bilgilerin doğruluğunun ölçümlenebilmesi veyahut göndericilerin paylaştıkları bilgilerin bir filtreden geçmesi mümkün değildir. Bu noktada doğruluğu kanıtlanmamış bilgilerin paylaşılması olağan duruma gelmektedir. Maalesef toplum bilincinin bu konuda eksik olması durumu, dezenformasyon sirkülasyonunu destekler nitelikte çalışmaktadır. Bireylerin edindikleri bilgilerin doğruluklarını sorgulamak yerine, doğruluğu kanıtlanmamış veya muallakta olan bilgilere inanarak bunları sosyal mecralarda paylaşması, yanlış bilgilerin sürekliliğini sağlamaktadır. Dolaysıyla, sosyal medya kullanımı bu tür durumlarda pozitif etkisinin yanında negatif etkileri de getirerek toplumları karmaşık durumlara sokabilmektedir.

Her Habere İnanma Fakat Habersiz de Kalma

Yukarıda da belirtildiği gibi sosyal medya platformları haber alma amacı ile kullanıldığı vakit mutlaka kullanıcılar tarafından, bilgi edinilen kaynakların güvenilir olduğunun teyit edilmesi gerekir. Eğer kaynaklar konusunda belirli bir güven sağlanamıyorsa edilen bilginin farklı ve güvenilir kaynaklardan teyit edilmesi haberin doğruluğu hakkında bireylere ipuçları sağlayabilmektedir. Dolayısıyla, bireyin doğru haber alma hakkının gaspı niteliğindeki dezenformasyon yayılımının önüne geçmek için öncelikle doğru haber kaynaklarını takip etmek gerekmektedir. Bu haber kaynakları genellikle devlet kurumlarının sosyal medya hesapları, konvansiyonel medya araçlarının sosyal medya hesapları veyahut onaylanmış sosyal medya hesapları olarak sayılabilir. Bireyler sağlıklı haber kaynakları takip ederek hem konu hakkında hızlı bilgilenme imkânına sahip olmakta hem de edindiği bu bilgileri paylaşarak diğer bireylerin sağlıklı haber edinme haklarına hizmet etmektedir. Aynı zamanda, koronavirüs ile doğru bir mücadelenin gerçekleşmesi, halkın doğru bilgilere ulaşmasıyla sağlanabilir. Kamuoyu ne kadar doğru bilgiye sahip olursa koronavirüse karşı alacağı aksiyonlarda o derece ciddi ve etkili olacaktır.

Bir diğer önemli husus ise aynı güvenilir kaynaklardan birbiri ile çelişen haberlerin yayınlanmasıdır. Örneğini koronavirüse olan direncimizi artıracak yiyecekler ile ilgili uzman görüşlerinin farklılık göstermesi ve bu görüşlerin her birinin teyitli bilgilermiş gibi kamuoyuna yansıtılması önemli bir sorun teşkil etmektedir. Bu noktada, yayıncı hesaplar kamuoyu yararına olmayacak, kafa karışıklığına neden olan bilgileri paylaşmaktan kaçınmalıdır. Aynı zamanda uzman kişiler de bu tür olağanüstü durumlarda bilimsel olarak kanıtlanmamış bilgileri kamuoyuyla paylaşmamalıdır.

Her Türlü Virüsten Kendinizi Sakının

Sonuç olarak, dezenformasyon virüsünden bireyler kendilerini sosyal medyayı daha profesyonel ve dikkatli kullanarak koruyabilirler. Aynı zamanda, bireylerin bilinçli sosyal medya kullanıcısı olarak hareket etmeleri, sosyal medya havuzunda bulunan dezenformasyon virüslerinin de hayatta kalmasını engelleyebilmektedir. Bununla birlikte, yeni koronavirüs ile mücadele konusunda Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiyelerine uyulmalıdır ve aktif olarak yetkili kurumların açıklamaları takip edilmelidir. İnsanlık, tarihi boyunca birçok virüsü yenmiştir fakat dezenformasyon virüsü uzun yıllardır mevsim veya coğrafya tanımadan toplumları hasta etmeye devam etmektedir. Her birey dezenformasyon virüsü ile her ortamda mücadele etmeli ve doğru bilgiyi edinme hakkını korumalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.