25.4 C
İstanbul
Pazartesi, Temmuz 22, 2024

Bu Ülkeleri Keşfeden Kazanacak- İşte En Bakir 5 Ülke

Bu haberimizde Afrika’nın güneyinde yer alan, Sahra Altı tabir edilen ülkeleri, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Namibya, Zambiya, Mozambik ve Tanzanya’yı mercek altına aldık. Bu ülkelerin ekonomik potansiyelini araştırdık…

Konut, baraj, otoyol, hastane gibi birçok alt ve üst yapı projesi hayata geçirilecek. Gıdadan mobilyaya, yer döşemelerinden kırtasiye malzemelerine…

Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Namibya, Zambiya, Mozambik, Tanzanya… Özellikle KOBİ’ler için üretim merkezi olabilecek bu ülkelerde hemen her sektöre yapılacak yatırımlara ciddi teşvikler var. Gümrük vergisi ödemeden komşularına da malsatabilirsiniz.

Konut, baraj, otoyol, hastane gibi birçok alt ve üst yapı projesi hayata geçirilecek. Gıdadan mobilyaya, yer döşemelerinden kırtasiye malzemelerine her türlü ürünün pazarı var. Büyükelçiliğimizin bulunduğu bu ülkelere ulaşım kolay, üstelik vize sorunu da yok…

Afrika’daki en bakir 5 pazar Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Namibya, Zambiya, Mozambik, Tanzanya… Özellikle KOBİ’ler için üretim merkezi olabilecek bu ülkelerde yapılacak yatırımlara ciddi teşvikler var. Gıdadan mobilyaya her türlü ürüne talep yoğun. Büyükelçiliğimizin bulunduğu bu ülkelere ulaşım kolay, üstelik vize sorunu da yok…

Dünyada özellikle gelişmiş Batı ülkeleri ekonomik durgunlukla boğuşurken Türkiye büyümeyi sürdürüyor. En son kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin (Standard and Poor’s) notumuzu artırması, bu büyümenin devam edeceğine ilişkin genel bir kanının olduğunun göstergesi. Türkiye ekonomisinin motoru ise hiç kuşkusuz ihracat. Mart ayı itibariyle son bir yıllık ihracat 153.7 milyar dolara ulaştı. Ama bu rakam yeterli görülmüyor. Ekonomi yönetimi, 2023 yılı için hedeflenen 500 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmak için teknolojik ürünlere ağırlık verilmesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyor. Özel sektör de bu konuda son yıllarda ciddi yol almış durumda.

Ancak halen ihracatın en azından yükte ağır kısmını katma değeri düşük ürünler üreten KOBİ’lerin sırtladığı da bir gerçek. Dünyanın dört bir tarafına mal satan bu firmalar için en önemli pazarlardan biri kuşkusuz Afrika. Kara Kıta, Türkiye iş dünyası için büyük fırsatlar barındırıyor. Yeraltı kaynaklarını ekonomiye kazandırmaya başlayan Afrika ülkeleri, KOBİ’ler için önemli bir üretim merkezi olabilir.

Otomotiv yedek parçalarından tarım ve madencilikte kullanılabilecek makinelere, gıdadan mobilyaya birçok sektörde üretim yapılabilecek bu ülkelerde yatırımcılara çok cazip teşvikler var. Bu haberimizde Afrika’nın güneyinde yer alan, Sahra Altı tabir edilen ülkeleri, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Namibya, Zambiya, Mozambik ve Tanzanya’yı mercek altına aldık. Bu ülkelerin ekonomik potansiyelini araştırdık…

Kongo Demokratik Cumhuriyeti

Eski adı Zaire olan Kongo Demokratik Cumhuriyeti; Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Cumhuriyeti, Uganda, Ruanda, Burundi, Tanzanya, Angola ve Zambiya ile komşu. Atlas Okyanusu’na 37 kilometre kıyısı olan ülke Ekvator kuşağında yer alıyor. Verimli topraklara sahip olmasının yanı sıra yeraltı kaynakları bakımından Afrika’nın en zengin ülkelerinden birisi. Bakır, elmas, kömür, uranyum ve savunma sanayinde kullanılan koltan madeninde söz sahibi. Dünyanın en büyük yağmur ormanlarından biri de yine bu ülkede. Ancak tüm bu zenginliklerine rağmen kişi başı milli geliri sadece 180 dolar civarında.

Karayolundan elektriğe, konuttan içme suyuna hemen her alanda alt ve üst yapı eksikliği olan ülke, bu haliyle küçük büyük tüm şirketlere iş fırsatı sunuyor. Ekonomisi son yıllarda canlanmaya başlayan Kongo Demokratik Cumhuriyeti, 2001 yılından bu yana her yıl ortalama yüzde 6 büyüyor. 2011 yılında yüzde 6.9 olan büyüme oranı, geçen yıl yüzde 6.5 oldu. Bu yıl ise yüzde 7 büyüme bekleniyor. GSYİH’sı 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 26.4 artarak 16.3 milyar dolar olarak gerçekleşti.

35 Yıldır Büyükelçiliğimiz Var

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Türkiye ile siyasi ilişkileri çoğu Afrika ülkesine göre oldukça eskilere dayanıyor. Türkiye’nin 1976 yılından bu yana başkent Kinşasa’da büyükelçiliği var. Kongolular ise Ankara büyükelçiliklerini 2011’in ağustos ayında açtı.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin 2002 yılından bu yana İstanbul Fahri Konsolosu olan Belkıs Gümüş, iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin gelişmesi için büyük çaba gösteriyor. İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Türkiye Müteahhitler Birliği, Türkiye İhracatçılar Meclisi gibi kuruluşların dikkatini bu ülkeye çekmek için bu kuruluşların yöneticileriyle sık sık bir araya gelen Gümüş, buna rağmen gerek siyasilerin gerekse iş dünyasının ilgisizliğinden yakınıyor. Vize verme yetkisi de olan Gümüş’e geçen yıl sadece 100 vize başvurusu olmuş. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin bağımsızlık günü olan 30 Haziran’da İstanbul’da “Kongo Günü” düzenlemeyi planlayan Gümüş, şunları söylüyor: “Kongo Demokratik Cumhuriyeti Belçika’nın eski sömürgesi. Belçikalılardan sonra tek bir çivi çakılmamış. Yani baştan sona inşa edilecek bir ülkeden söz ediyoruz. 8 milyonluk Kinşasa’da sadece üç otel var. Konuttan otele, karayolundan elektrik santrallerine, hastaneden havalimanına birçok yatırım yapılması gerekiyor. 70 milyon nüfuslu bir ülkede sadece 3 milyon cep telefonu abonesi var. Birçok bölgesinde sabit telefon bile yok. Çünkü gerekli altyapı bulunmuyor.”

Başbakana Rapor Hazırlıyor

Ülkenin ekonomik potansiyelini içeren bir rapor hazırlayıp Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sunacağını belirten Gümüş, Türk firmaların bu ülkede iş alabilmeleri için hükümete de büyük görev düştüğünü söylüyor.

Gümüş’e göre önemli bir eksiklik de orada hiçbir Türk bankasının şubesinin olmaması: “Türk bankaları şube açmak için dış ticaretimizin belli bir büyüklüğe ulaşmasını beklememeli. Orada restoran işleten, hazır giyim mağazası açan Türk girişimciler var. Bu ülkeyle ticaret yapan firmalarımız var. Avrupalı bankalar şubelerini yıllar önce açmışlar. Zaten para transferi bu bankalar üzerinden yapılıyor.”

Belçika ve Türkiye’de kurulu Zeta Ltd. isimli şirketin sahibi de olan Belkıs Gümüş, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne ihracat yapıyor. Gümüş, bu ülkeye satılabilecek ürünleri şöyle sıralıyor: “Başta makarna ve salça olmak üzere her türlü gıda ürünü satılabilir. Ancak bunlar küçük paketlerde olmalı. Çünkü çok sıcak bir ikilimi var. Yeterli elektrik olmadığından buzdolabı kullanımı çok az. Kapı kolu, pencere, yer döşemeleri, her türlü mutfak eşyası, mobilya, kozmetik ürünleri, kırtasiye malzemeleri, bebek kıyafetleri ve jeneratöre çok fazla ihtiyaç var. Ayrıca nüfusuna göre Afrika’da bira tüketiminin en fazla olduğu ülke…”

Ülkeye ulaşım konusunda bir sıkıntı olmadığını da belirtelim. Çünkü THY, geçen ağustos ayında İstanbul Kinşasa seferlerine başladı. Haftada beş gün düzenlenen bu seferler sayesinde ülkeye mal göndermek de kolaylaştı. Belkıs Gümüş, Yurtiçi Kargo, Aras Kargo, MNG gibi lojistik firmaların mutlaka Afrika pazarına girmeleri gerektiğini vurguluyor.

Namibya

Afrika’nın güney batısında, Atlas Okyanusu kıyısında yer alan Namibya, Angola, Zambiya, Bostvana ve Güney Afrika Cumhuriyeti’yle komşu. 1.500 kilometrelik kıyı şeridinin tamamını Namib Çölü oluşturuyor. Zaten ismini de yerel dilde “çok büyük” anlamına gelen bu çölden alıyor. 2.3 milyon nüfusu bulunan Namibya, Afrika’nın en güvenli ülkelerinden biri. Aynı zamanda yolsuzluğun da en az olduğu ülkelerin başında geliyor.

Siyasi açıdan istikrarlı olan ülke, son yıllarda ekonomik olarak da gelişme içinde. Yıllık ihracatı 4 milyar dolar olan Namibya, yılda 350 milyon dolar turizm geliri elde ediyor. İthalatı 4.2 milyar dolar olan ülkenin kişi başı milli geliri ise 6 bin 500 dolar civarında.

Yatırımcıların henüz keşfetmediği Namibya’da birkaç Türk iş adamı faaliyet gösteriyor. Bunlardan biri Hatem Yavuz.

Deri sektöründe faaliyet gösteren ve Tuzla’da tabakhanesi bulunan Yavuz Grup’un patronu Hatem Yavuz, iki yıldır Namibya’nın İstanbul Fahri Konsolosu olarak da çalışıyor. Yavuz, Namibya’ya 12 yıl önce gitmiş. Girişimci ülkede bir altın madeni sahasını 32 yıllığına kiralamış. Bu madeni işletmeye açmak için yatırımcı arıyor. Namibya’nın, Afrika’da altyapısı en gelişmiş ülkelerden biri olduğunu belirten Yavuz, bunun eski bir Alman sömürgesi olmasından kaynaklandığını söylüyor. Yavuz, “Bu ülkeye eskiden Güney Batı Almanya derlerdi. Halen nüfusun yüzde 5’ini Alman kökenliler oluşturuyor” hatırlatmasında bulunuyor.

İnşaatta Potansiyel Yüksek

Hatem Yavuz, her ne kadar altyapı konusunda birçok Afrika ülkesinden önde olsa da ekonomik büyümenin de etkisiyle Namibya’da özellikle konut ve baraj ihtiyacının arttığını belirtiyor. Yavuz, yeni demiryolu hattı kurulmasının gündemde olduğunu, bu projelerde Türk firmaların da yer alabileceklerini dile getiriyor. Yavuz’un verdiği bilgilere göre hastanelere de ihtiyaç var. Birçok Afrika ülkesi gibi Namibya da yeraltı kaynakları bakımından zengin. Radyoaktif yoğunluk bakımından en kaliteli uranyum bu ülkede. Yine bu madende rezerv açısından dünya dördüncüsü. Ayrıca dünyanın en büyük elmas üreticilerinden biri durumunda. Altın ve çinkoda büyük rezerve sahip olan Namibya’da iki yıl önce petrol ve doğalgaz da bulundu. Petrol işleyecek bir rafineri kurulmasının da planlandığını belirten Yavuz, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Rafineri için yatırımcı arıyorlar. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) orada iş yapabilir. Namibya Enerji Bakanlığı’ndan petrol ve doğalgazın gerek çıkarılması, gerekse işlenmesi konusuyla ilgili projeler hakkında bilgi bekliyorum. Bunlar belli olduktan sonra Türk yatırımcıların orada yatırım yapmaları için görüşmelerde bulunacağım. Dünyanın önde gelen madencilik firmalarının merkezleri burada. Bunlardan Belçikalı De Beers, Namibya devletiyle yüzde 50 ortak altın madeni işletiyor.”

SADC Ülkesi

Ülkede madenciliğin yanı sıra balıkçılık ve hayvancılık sektörlerinde de ciddi iş potansiyeli var. Kuzu ve dana besiciliğinin yaygın olduğu ülkeden kaliteli ham deri ve kıvırcık yünü ithal edilebileceğini belirten Yavuz, ihracat konusunda ise şunları söylüyor:
“Namibya dış ticaretinin büyük kısmını Güney Afrika Cumhuriyeti ile yapıyor. Bu ülkede satılan Türk malları da Güney Afrika üzerinden geliyor. Türkiye’yi yeterince tanımıyorlar. Bu ülkeye ihracat yapmayı düşünen firmalar sadece iç pazarı düşünmemeli. Çünkü Namibya, Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) üyesi. Buradan Angola, Bostvana gibi çevre ülkelere gümrük vergisi ödemeden mal satılabilir. Bu ülkede başta çikolata ve bisküvi olmak üzere her türlü gıda üretimi yapılabilir. Yatırımcılara birçok teşvik veriliyor. Çalışanların sosyal sigorta vergisinde ciddi indirimler var. Gelir vergisi çok düşük. Örneğin madencilik sektöründe yüzde 5. Bu ülkeye Türk firmaların ilgisi artmış durumda. Son altı ayda 10’a yakın işadamı pazarı incelemek üzere bu ülkeye gitti.”

THY Hat Açacak

Türkiye, Namibya’nın başkenti Windhoek’te geçen yıl büyükelçilik açtı. Namibya’nın ise Ankara’da henüz büyükelçiliği yok. Bu ülkeye giden Türk vatandaşları vizeyi fahri konsolosluktan alabiliyor. Hatem Yavuz, geçen yıl yaklaşık 300 kişiye vize verdiklerini, bu rakamın 2011 yılında ise 30 olduğunu söylüyor.

Namibya’ya Türk Hava Yolları’nın (THY) henüz direkt uçuşu yok. Bu yüzden THY ile önce Güney Afrika Cumhuriyeti Johannesburg’a gitmek gerekiyor. Oradan bir buçuk saatlik uçuşla Windhoek’e ulaşılabiliyor. Hatem Yavuz, direkt uçuş için THY ile görüştüklerini, Angola’nın başkenti Luanda’ya, oradan da Windhoek’e yeni bir hat açılmasının THY’nin gündeminde olduğunu hatırlatıyor.

Tanzanya

Afrika’nın güneydoğusunda bulunan Tanzanya, Kenya, Uganda, Ruanda, Burundi, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Zambiya, Malavi ve Mozambik’e komşu. Hint Okyanusu’na da kıyısı var.

Nüfusu 41 milyon ancak toprakları Türkiye’nin üç katı büyüklükte. Afrika’nın can damarı Nil Nehri bu ülke topraklarından doğuyor. Klimanjaro Dağı ve Zanzibar Adası da yine bu ülkede.

Ekonomisi daha çok baharat üretimi ve turizme dayalı. Turizm gelirlerinin neredeyse tamamını safari turlarına katılan turistlerden elde ediyor. Klimanjaro Dağı ve başkent Darüsselam bölgesi, Afrika’nın önde gelen safari bölgeleri arasında.

Safari turlarına ilgi duyan turistler arasında Türkler de var. Türkiye’den her yıl yaklaşık bin kişi bu turlara katılıyor. Tanzanya’da Sheraton, Holiday Inn ve Kempinsk’nin de bulunduğu uluslararası birçok otel zinciri var ancak bu tesisler yine de talebi karşılamaktan uzak.

Tanzanya’nın Ankara Fahri Konsolosu Mustafa Çıkrıkçıoğlu, özellikle Zanzibar’ın tatil cenneti olduğunu ancak otel ihtiyacının bu bölgede çok daha fazla hissedildiğini belirtiyor. Tanzanya, Hint fıstığı ve kaju üretiminde de iddialı ülkelerden. Sert ve dayanıklı olduğu için mobilya sektöründe özellikle talep gören tik ağacı da en fazla yine bu ülkede yetişiyor.

Toprakları Tarıma Elverişli

Tanzanya’nın ekonomik potansiyeli bunlarla sınırlı değil. Tanzanya topraklarında yüzlerce kilometre kat eden Nil Nehri’nin kıyıları, başta uzun lifli pamuk olmak üzere birçok tarım ürünü yetiştirmek için elverişli. Ancak bu potansiyelin yeterince değerlendirilmediğini belirtelim.

Ülkenin tarıma elverişli topraklarını değerlendirmek için harekete geçen yatırımcılar arasında Muammer Öksüzhan isimli bir Türk işadamı da var. Öksüzhan, Darüsselam’da 99 yıllığına kiraladığı 30 bin dönüm arazide mısır yetiştiriyor.

Mehmet Özendi’ye ait Özendi Mobilya ve Engin Tavukçuoğlu’nun Atlas Group isimli şirketi ise mobilya üretiyor.

İsmail Dağ isimli Türk iş adamının ise Darüsselam’da kozmetik alanında faaliyet gösteren ADT limited isimli şirketi var.

Çinliler hemen her yerde olduğu gibi Tanzanya pazarında da bir hayli etkili durumdalar. Özellikle tekstil ve konfeksiyon piyasası Çinlilerin elinde. Bu durum Tanzanya halkının alım gücünün düşük olmasından da kaynaklanıyor. Buna rağmen Türk tekstil ve konfeksiyon firmalarının ucuz ancak kaliteli ürünleriyle bu piyasaya girme şansları var. Ancak bunun için Tanzanya’da mutlaka şirket kurmaları öneriliyor.

Tanzanya’da şirket kurmanın maliyeti 2 bin 500 dolar civarında. Ancak 50 bin dolarlık sermayenizin olması lazım. Türk tekstil firmaları Türkiye’deki eski makinelerini söküp orada üretim yapabilirler.

Müteahhitlere İş Çok

Türkiye ile Tanzanya arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkiler de büyük bir hızla gelişiyor.

TUSKON (Türkiye İş Adamları ve Sanayiciler Konfederasyonu) ve TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) gibi kuruluşlar bu ülkeyle ilişkileri artırmak amacıyla bir süre önce iş heyeti gezileri organize etti.

Son olarak geçen ocak ayında Çelik İhracatçıları Birliği iş adamlarından oluşan bir heyeti Darüsselam’e götürdü. Mustafa Çıkrıkçıoğlu, ülkede potansiyeli en yüksek alanların başında inşaat sektörünün geldiğini, Türk müteahhitlerin burada da proje üstlenmeye başladıklarını belirtiyor:
“Uluslar arası bir havalimanı kurulması düşünülüyor. Büyük ihtimalle bu proje Türk firmalara verilecek. Ocak ayında Çelik İhracatçıları Birliği olarak Tanzanya’ya bir iş gezisi gerçekleştirdik. Bu ziyarette birçok iş bağlantısı kuruldu. Bu ülkeye olan çelik ihracatımız yıllık bazda geçen yıla göre yüzde 32 artmış durumda. İnşaat sektöründe büyük bir hareketlilik var. Otoyol, hastane, konut, villa gibi çok sayıda alt ve üst yapı projesi gerçekleştirilecek.”

Türkiye’nin Darüsselam Büyükelçiliği 2007 yılında açıldı. Bu ülkeye giden Türk vatandaşları vizeyi ülkeye girerken alabiliyor.

Mozambik

Doğu Afrika ülkesi olan Mozambik, Tanzanya’nın güneyinde, Malavi ve Zambiya’nın kuzey batısında, Zimbabve’nin doğusunda, Svaziland ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin kuzey doğusunda yer alıyor. Doğusunda Hint Okyanusu bulunan ülkenin 2 bin 515 kilometrelik sahil şeridi var.

23 milyon nüfusun 3.5 milyonu başkent Maputo’da yaşıyor. Birçok doğal limana sahip olmasından ötürü zamanında önemli bir ticaret merkezi olan Mozambik, ismini o dönemin önde gelen tüccarlarından Musa Bin Bend adlı Arap’tan alıyor. Bu isim zamanla Mozambik’e dönüşmüş. 1975 yılına kadar Portekiz’in sömürgesi olan ülkede resmi dil halen Portekizce.

Mozambik, 9.6 milyar dolar Gayri Safi Yurtiçi Hasılasıyla (GSYİH) Afrika kıtasında 25’inci sırada. Dünyanın en büyük kömür rezervlerinden birisi bu ülkede bulunuyor. Özellikle Tete bölgesi tümüyle kömür formasyonuna sahip. Son yıllarda ülkede doğalgaz da bulundu. Bu sayede önümüzdeki
yıllarda ekonomik olarak hızlı bir büyüme göstereceği tahmin ediliyor.

Tarıma Bedava Arazi Var

İşkaya Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Mozambik İzmir Fahri Konsolosu Yusuf Kaya, ekonomik potansiyelin yüksek olduğu sektörlerin başında inşaat ve tarımın geldiğini söylüyor. Kaya’nın verdiği bilgilere göre otel, villa, alışveriş merkezi gibi inşaatla ilgili birçok proje gündemde. Tarım üretimi için de ülke tam bir cennet. Çünkü bütün yıl içinde iklim aynı ve ısı farkı yok. Yılda bazı yerlerde dört kez bile ürün alınabiliyor. Devlet tarıma yatırım yapacak firmalara bedava arazi tahsis ediyor.

Türkiye ile Mozambik arasındaki ticaret hacmi artış eğiliminde. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın 2012 Ekim ayında bu ülkeyi ziyaret ettiğini hatırlatalım.

2011 yılında Türkiye’nin Mozambik’e ihracat 102.5, bu ülkeden ithalatı ise 71 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türk şirketleri Mozambik’e daha çok gübre, çimento, temizlik maddeleri, buzdolabı ve dondurucular, mobilya ve elektrik malzemeleri satıyor. Yusuf Kaya, bunun yanında başta meyve suyu ve kanatlı etleri olmak üzere  gıda ürünü satılabileceğini söylüyor.

Mozambik’te şu anda yaklaşık 150 Türk firması var. İhracat bağlantısı kurmak isteyen firmalar, önümüzdeki ağustos ayında yapılacak 49’uncu Maputo Uluslararası Ticaret Fuarı’nı kaçırmamalı. Fuarın Türkiye organizasyonunu TUSKON yürütüyor. Geçen yılki fuara 40’ın üzerinde Türk şirketi katılmıştı.

ABD’ye Gümrüksüz İhracat

Mozambik yüzde 0 ile yüzde 20 arasında gümrük vergisi uyguluyor. Ülkede KDV oranı ise yüzde 17. Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC – Southern African Development Community) üyesi olmasından ötürü çevresindeki birçok ülkeye sıfır gümrükle mal satılabiliyor.

Ayrıca Afrika Büyüme ve Fırsat Akdi (African Growth and Opportunity Act-AGOA) ve Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (GSP- Generalized System of Preferences) gereğince Mozambik’ten ihraç edilen birçok ürün ABD’ye de gümrüksüz giriyor.

Ulaşım Kolay

İstanbul’dan Maputo’ya henüz direkt uçuş yok ancak Türkiye ile Mozambik  Havacılık Heyetlerinin 18 Eylül 2012 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdiği sivil havacılık müzakerelerinde Hava Ulaştırma Anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre tayin edilen havayolu işletmeleri Türkiye’deki tüm noktalardan Maputo, Beira ve Nampula’ya, Mozambik’in tayin edeceği havayolu işletmeleri de aynı şehirlerden ilk etapta İstanbul ve Ankara’ya haftada 14 kez tarifeli yolcu seferi ve kısıtlama olmaksızın tarifeli kargo  düzenleyebilecek. THY’nin Güney Afrika Johannesburg’a İstanbul’dan direkt uçuşu var. Oradan South African Airways ile Maputo’ya 1.5  ulaşılabiliyor.

Türkiye’nin Maputo büyükelçiliğinin Mart 2011’de açıldığını da  Mozambik, 30 günlük turistik vize veriyor. Vize ülkeye girişte alınabiliyor.

Zambiya

Afrika’nın güneyinde, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Tanzanya, Malavi, Mozambik, Zimbabve, Bostvana, Namibya ve Angola’yla komşu. İsmini Zambezi Irmağı’ndan alıyor. Yaklaşık 13.5 milyon nüfusun yaşadığı ve 45 ayrı yerel dilin konuşulduğu ülkede resmi dil İngilizce. Afrika’nın en demokratik ülkelerinden biri olarak kabul ediliyor. Ülke başta bakır olmak üzere yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengin.

Bakırın yanı sıra petrol, doğalgaz, elmas, altın, gümüş, uranyum, çinko, kurşun, nikel, kalay ve kömür madenlerine sahip. Safari turlarına uygun birçok bölgenin bulunduğu Zambiya, dünyaca ünlü Viktorya Şelaleleri sayesinde binlerce turist çekiyor. Turizm potansiyelinin yüksek olmasından ötürü Zambiya hükümeti bu sektöre yapılacak yatırımları teşvik kapsamına almış. Tarım sektöründe en çok mısır, soya fasulyesi pamuk ve ayçiçeği

Vize Sorunu Yok

Türkiye’nin Lusaka Büyükelçiliği 2011 yılında açıldı. Bu büyükelçilik Türkiye ile Malavi arasındaki ilişkileri de yürütüyor. Zambiya’nın Türkiye’de büyükelçiliğinin açılması için çalışmalar sürüyor. Zambiya hükümeti, Türk vatandaşlarına vizeyi ülkeye girişte veriyor. 2011 yılı Eylül ayında Zambiya Cumhurbaşkanı seçilen Michael Chilufya Sata, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün davetlisi olarak önümüzdeki  Türkiye’ye bir resmi ziyaret gerçekleştirecek.

Dış Ekonomik  Kurulu (DEİK) bünyesinde Türk-Zambiya İş Konseyi’nin kurulması çalışmaları başlamış durumda. Ayrıca TİM, TUSKON ve Zambiya’nın Türkiye Fahri Konsolosluğu’nun organize ettiği, işadamlarından oluşan heyetin bu yıl içinde Zambiya’yı ziyaret etmesi planlanıyor.

Zambiya’da faaliyet gösteren birkaç Türk şirketi var. En ciddi yatırımı ise Mineks International yapmış durumda. Birçok sektörde faaliyet gösteren Mineks  Zambiya’da petrol, doğalgaz, madencilik ve sağlık alanlarında yatırımları var.

Zambiya’nın 2007 yılından bu yana İstanbul Fahri Konsolosluğunu Bülent Göktuna yürütüyor. Göktuna, İstanbul Cerrahi Hastanesi ve Mineks International’ın patronu.

YİD Modelini Uyguluyorlar

Bülent Göktuna, Zambiya’da enerji, madencilik, turizm gibi sektörlerde birçok projenin yapişlet- devret modeliyle hayata geçirileceğini söylüyor. Bunun yanında yine aynı modelle karayolu ve demiryolu ağları yenilenecek.

Bakır madeninde dünya lideri olan Zambiya’nın, bu madeni işlenmiş olarak ihraç etmek istediğini belirten Göktuna, bu alanda da ciddi yatırımların planlandığını ifade ediyor.

Zambiya’da bir başka iş potansiyeli de sağlık sektöründe. Göktuna, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin Lusaka Büyükelçiliği ile Zambiya hükümeti arasında sağlık sektörüyle ilgili bir anlaşma imzalandığını açıklıyor. Buna göre ülkede birçok ihtisas hastanesinin kurulması planlanıyormuş.

Diğer taraftan Zambiya hükümeti Türkiye’dekine benzer bir organize sanayi bölgesi (OSB) modelini ülkesinde gerçekleştirmek istiyor. Bunun için Zambiyalı bir heyet geçen yıl Gebze OSB’de incelemelerde bulunmuş.

Ucuz Konut İhtiyacı

Bülent Göktuna, Zambiya hükümetinin halkın yaşam standardını yükseltmek amacıyla çok yüksek katlı olmayan ucuz konutlar inşa ettirmeyi planladığını belirtiyor. Gayri Safi Milli Hasılası (GSMH) yaklaşık 20 milyar dolar olan Zambiya’da kişi başı milli gelir yaklaşık 1.500 dolar civarında. Ülkenin ekonomik kalkınmasını sağlamak amacıyla birçok proje başlatılmış durumda. Bülent Göktuna, özellikle tarım ve turizm sektörlerine yapılacak yatırımlara ciddi teşviklerin verildiğini belirtiyor: “Zambiya tüm Güney Afrika bölgesinin su kaynaklarının yüzde 43’üne sahip. Dolayısıyla birçok tarım ürününün yetiştirilip ambalajlanması konusunda yatırım fırsatları var. Su kaynaklarının zenginliği hidroelektrik santrallerin kurulmasına da imkan veriyor. Ülke inşaat malzemeleri ihracatı bakımından da uygun bir pazar. Türk Eximbank inşaat şirketlerimize kredi kullandırabilirse firmalarımızın konut ve altyapı projelerinde yer alabileceklerini düşünüyorum. Yine bakır başta olmak üzere madencilik sektörü de yatırım yapılabilecek potansiyeli yüksek alanlar arasında. Ülkenin güneyinde bulunan ve büyük bir turizm merkezi olan Viktorya Şelaleleri başta olmak üzere otel ve turizm alanlarında pek çok yatırım fırsatı var. Her ne kadar denize sınırı olmasa da konumu, bölgedeki ülkelerle iş ilişkilerinin geliştirilmesinde Zambiya’yı ideal bir merkez kılıyor.”

Türkiye’den Zambiya’ya havayoluyla direkt uçuş yok. En kolay ulaşım, Tanzanya’nın başkenti Darüsselam veya Güney Afrika Johannesburg’dan aktarmalı ulaşılabiliyor. Ancak THY, İstanbul Lusaka hattının açılması için ciddi bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Seferlerin bu yıl içinde başlaması bekleniyor.

Bu Ülkelere Ne Satılır ?

Akü, balıkçılık malzemeleri, bisküvi, buzdolabı, çarşaf, çimento, çorap, demir çelik, eczacılık ürünleri, elektrikli makine ve cihazlar, güneş enerjisi paneli, hazır giyim, jeneratör, kereste kurutma fırınları, klima, konserve, kumaş, kümes hayvanları eti, makarna, makine halısı, maya, mobilya, motorlu kara taşıtları, plastik ürünleri, salça, sıvı yağ, sondaj makineleri, şekerleme, tarım ilaçları, temizlik maddeleri, un, yatak örtüsü.

Cihan YELKEN
Yelkenler Tavukçuluk Yönetim Kurulu Başkanı

“Afrika’ya yumurtadan kesilmiş tavuk ihraç ediyoruz. Geçen yıl 6.5 milyon dolarlık ihracat yaptık. Tavukları Anadolu’daki birçok yöreden toplayıp kendi kesimhanemizde kesiyoruz. Bu ürünleri Fransız, Belçikalı, İspanyol ve İtalyan dış ticaret şirketlerine veriyoruz. Onların aracılığıyla gidiyor. Satışlarımızı “Yelpi” markasıyla yapıyoruz. Pilice göre yüzde 50 daha ucuz olduğu için Afrika’da büyük bir pazarı var. Markamız Afrika’da tanınmaya başladı. Bu yüzden direkt kendimiz ihracat yapacağız. Toptancılarla görüşüp ihracat bağlantısı kurmak için Angola, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Kongo Cumhuriyeti’ne seyahat planlıyoruz. Afrika’da gıda ürünlerine çok talep var. Yatırımlarımız devam ediyor. Afrika’da söz sahibi olmak istiyoruz. Tavuğun dışında salam, sucuk gibi işlenmiş et ürünleri ve yumurta ihracatı da yapacağız.”

Fahrettin ÇEZİK
Akaş Akbalık Gıda Yönetim Kurulu Üyesi

“1989 yılından bu yana şekerleme, toz içecekler ve sakız üretiyoruz. Tesisimiz Manisa Akhisar’da. Avrupalı birçok firmaya “private label” üretimimiz var. Bunun yanında kendi markalarımızla da üretim yapıyoruz. Birçok ülkeye ihracatımız var. Afrika pazarına yeni girdik. Şu anda Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne lolipop ihraç ediyoruz. Bu bölgedeki diğer ülkelere de girmek istiyoruz. Bu yıl Afrika’da düzenlenecek fuarlara katılacağız. Çinli firmalar bu ülkelerde rakibimiz. Ancak Afrika pazarından beklentimiz çok büyük.”

Prof. Dr. Orhan İDİL
Hayat Kimya Genel Koordinatörü

“Cezayir’deki deterjan fabrikamız ve Mısır’daki hijyen tesislerimiz sayesinde sıfır gümrükle Afrika’nın tümüne deterjan, bebek bezi, hijyenik ped ve temizlik kağıtları ihraç ediyoruz. Tüm ihracatımız içinde Afrika’nın payı yüzde 18. Afrika ülkeleri gerek rakiplerin bölgedeki konumlanması, gerekse Afrikalı tüketicilerin çağdaş temizlik olanaklarından yoksunluğu nedeniyle çok verimli bir pazar. Bu ülkelerde genelde üretim yok. İthalata dayalı ekonomileri var. Bu yüzden uygun fiyat ve kaliteli ürünle pazara rahatlıkla girip hızlı ilerleme kaydedilebiliyor. Ülkesine göre nakliye büyük bir sorun, çok yüksek taşıma bedelleri var. İthalatçı firmalar yüksek marjlarla çalışmak istiyor. Bu da fabrika çıkış  düşük seviyelerde olmasını gerektiriyor. Diğer bir sorun ise belirli ülkelerde sevkiyattan önce yapılması gereken gözetim işlemlerinin zorunlu olması. Bu hem zaman kaybına, hem  maliyet artışına neden oluyor. Bu yüzden fiyat analizinin iyi yapılması gerekiyor.”

Kamil ERBAYRAM
Bolu Kalite Yem Genel Müdürü

“1995 yılından bu yana Bolca markasıyla hindi üretiyoruz. Yıllık üretim kapasitemiz 30 bin ton civarında. 2006 yılından bu yana Afrika’da Angola, Kenya, Nijerya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Benin’e ihracat yapıyoruz. Bu pazarları fuarlarda edindik. Bu ülkeler için özel bir üretim yapmıyoruz ancak buralara gönderdiğimiz ürünler biraz daha ucuz ve onların damak tatlarına uygun. Normalde diğer ülkelerin tercih etmediği ürünleri bu ülkelere rahatlıkla satıyoruz. En önemli sıkıntımız bu ülkelere direkt ihracat yapamamamız. Arada aracı olan trading firmaları var. Bu ülkelere mal satmak isteyenler güvenilir trading firmaları bulsunlar. Verdikleri sözleri mutlaka zamanında yerine getirsinler. Akreditifli çalışsınlar. Afrika’ya yaptığımız ihracatı artırmak istiyoruz. Firma olarak mütevazi çalışmalarla son iki yılda ihracatımızı ikiye katladık. Birçok ülke ihracatçılarını destekliyor. Bize de yeterli sübvansiyon sağlanırsa ihracatımızı daha da artırabiliriz.”

Atakan GÜVEN
Gala Mobilya İhracat Müdürü

“Afrika’da Fildişi Sahili’nden Mauritius’a, Mozambik’ten Zambiya’ya birçok ülkeye ihracatımız var. Bu pazarlara fuarlar aracılığıyla 2002 yılında girdik. Bu fuarlara her yıl katılıyoruz. İhracatımızın süreklilik kazanmasında her yıl gerçekleştirdiğimiz ülke ziyaretlerinin çok büyük etkisi var. Müşterilerimizle sipariş öncesi ve sonrası bilgi alışverişinde bulunuyoruz. Bu güvenilirliğimizi artırdı. Afrika ülkeleri her yıl yüzde 6-7 oranında büyüme gerçekleştiriyor. 2012 yılında birçok mobilya firması Afrika pazarı sayesinde ayakta kaldı. Sektörün çevre ülkelere ihracatı gerilerken Afrika ülkelerinin hızlı yükselişi devam ediyor. Bu ülkelere mal satmak isteyenler öncelikle sabırlı olmalı. Orada yaşayan insanların hayat şartlarını dikkate alarak, beklentilerine cevap verecek ürünleri doğru fiyatlarla ve güven vererek satmak gerekiyor.”

Berke SARPAŞ
eBaltaş Kurucu Ortağı
  • Eğer bölgedeki bir şirket size büyük bir kamu ihalesinin olduğunu söyleyip sizden yüksek miktarda ürün talep ediyorsa ve elindeki büyük miktardaki parayı Türkiye’ye sokarsanız yarısını size vereceğini söylüyorsa, büyük ihtimalle kara para aklamaya çalışıyor demektir.
  • Bölgede büyük ticari fırsatlar var. Hiçbir işte kazanmadığınız parayı Afrika’da kazanabilirsiniz. Ancak yerel distribütörlerle çalışacaklar için bir uyarı yapalım. Küçük de olsa bir kısmının mafya olduğunu hatırlatalım. Ama korkmayın!.. Para kazandıkları sürece hiçbir sorunla karşılaşmazsınız.
  • Bu ülkelerde yapacağınız iş hakkında devletlerin resmi web sitelerinden (ilgili ülkenin adını ve gov kelimesini Google’dan aratarak ulaşabilirsiniz) bilgi alabilirsiniz. Ayrıca Afrika Birliği Organizasyonu (Organization of African Unity (OAU)) ve Kuzey Afrika Ekonomik Topluluğu’ndan (ECOWAS) da destek isteyebilirsiniz. Gitmeden evvel tüm aşılarınızı yaptırmayı da unutmayın!..

Bu makale, gerekli izinler alınarak, “Africa Time” adlı derginin 2014 Kasım sayısından alıntılanmıştır.

SON YAZILAR
İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.