29.3 C
İstanbul
Cumartesi, Temmuz 13, 2024

Avrupa ve Türkiye’de Ombudsmanlık- 2. PARÇA (Farklı Ülkelerde Ombudsmanlık)

1. Parça için lütfen bakınız…: https://www.siyasalhayvan.com/avrupa-birligi-ve-turkiyede-ombudsmanlik-kamu-denetciligi-kurumu-1-parca/

 

2 – PDF – İkinci Bölüm – Farklı Ülkelerde Ombudsmanlık Uygulamaları

 

(İKİNCİ PARÇA)

(NOT: Bu çalışma, parçalar halinde paylaşılmakta olup, kaynakçası son parça ile birlikte verilecektir.)

  • Farklı Ülkelerde Ombudsmanlık Uygulamaları

Konu bütünlüğünün dağılmaması açısından bu başlık altında incelenen ülkeler, mevcut uygulamalar ayrıntılı şekilde işlenerek anlatılmayacaktır. Ombudsmanlık kavramı ve tarihsel gelişimi üzerinde yukarıda duruldu. Bu noktada bir çatı olarak düşünülebilecek Avrupa Ombudsmanı anlatılmadan önce, ulus devletler birer parça olarak düşünülüp özetle ele alınacaktır. Böylece parçadan yola çıkarak bütüne ulaşmak kolaylaşacaktır.

  • İsveç

“Ombudsmanlık kurumu ilk kez İsveç’te 1713 yılında Kral XII. Şarl tarafından atanmış, daha sonra 1809 İsveç Anayasası’na girerek anayasal bir kurum haline gelmiştir. Ombudsmanlık, ortaya çıktığı tarihten günümüze kadar çeşitli anayasal ve yasal düzenlemelerle sürekli olarak değişim geçirmiştir. İsveç’te 1915’e kadar bir, 1915-1968 arasında biri sivil biri de askeri olmak üzere iki ombudsman varken, bu sayı 1972-1976 arasında üçe, son olarak 1976’da yapılan bir yasal düzenlemeyle de dörde çıkmıştır.” (Bahadır, 2010: 369).

“Bununla beraber, ayrıca hükümet tarafından atanan Tüketici Ombudsmanı, Eşit Fırsatlar Ombudsmanı, Erkek-Kadın Ombudsmanı, Cinsel Azınlıklar Ombudsmanı, Çocukların Korunması Ombudsmanı adları altında daha bir çok yerel ombudsman da bulunmaktadır. Bunlar parlamento ombudsmanının denetimi altında olmakla birlikte, parlamento ombudsmanından farklı görevler ifa ederler.” (Demir ve Kalender, 2003: 255).

Ombudsmanın seçim çalışmaları “Parlamento Ombudsman Delegasyonu” tarafından yürütülür. Seçimler her genel seçimden sonraki 15 gün içinde gerçekleştirilir. Dört parlamento ombudsmanının her biri İsveç Parlamentosu (Riksdag) genel kurulunda açık oyla ve dört yıllık bir süre için seçilir. Görev süreleri ise parlamentonun görev süresiyle paralel olarak dört yıl olarak belirlenmiş olup bu görev süreleri sonunda yeniden seçilebilirler. Ancak ombudsmanların üç dönem arka arkaya seçildikten sonra bir daha seçilmemeleri teamül haline getirilmiştir (Bahadır, 2010: 370).

İsveç’te ombudsmanlar bir özel savcının tüm yetkileri ile donatılmış olmakla beraber dava açma ve yasa teklifinde bulunma yetkileri de vardır. Ayrıca kanunların doğru uygulamasıyla ilgili görüş bildirir, ilgili otoritelere talimatlar, hatırlatmalar, beyanlar, bildirgeler gönderebilirler. Eğer ombudsman, araştırmaları sırasında uygunsuz, yetersiz veya haksız bulduğu bir durumla karşılaşır, fakat olayın yeteri kadar ciddiyet taşımadığına karar verirse, sadece olayla nasıl ilgilenilmesi gerektiğine dair önerilerde bulunabilir (Fendoğlu, 2010: 12-13).

“Kişiler ombudsmanlara herhangi bir şekle, kurum ya da kişiye bağlı kalmaksızın başvurabilirler. Şikayetin türü açısından herhangi bir kısıtlama yoktur. Yani kişiler, kamu kurumlarıyla yaşadığı tüm sorunları ombudsmanlara iletme hakkına sahiptirler. Ayrıca şikayette bulunacak kişinin İsveç vatandaşı ya da akıl sağlığının yerinde olup olmamasının da herhangi bir önemi yoktur. Akıl hastalarının başvurularını kendilerinin yapmasındaki güçlükler nedeniyle yakınlarının başvurusu da yeterlidir.” (Bahadır, 2010: 371).

  • Finlandiya

“Ombudsman 1809’dan başlayarak yüz yılı aşkın bir süre yalnızca İsveç’te var olmuştur. İsveç’ten sonra ise 1919’da Finlandiya tarafından benimsenmiştir. Komşu Finlandiya’nın bir İsveç kurumunu benimsemesi şaşırtıcı değildir. Finlandiya uzun süre İsveç’in parçası olmuş, İsveç’le birlikte yaşamıştır. Bu nedenle yönetim yapılarında ve kurumlarında benzerlikler bulunmaktadır.” (Acar, 2009: 56).

“İsveç’ten sonra ombudsman sistemini ilk uygulamaya koyan Finlandiya, 1919 yılında yaptığı bir Anayasa değişikliği ile Ombudsman sistemini benimsemiştir. Finlandiya Anayasasının 46. Maddesinde, yurttaşların haklarını kamu otoritelerine karşı korumak amacıyla biri hükümetin bir kolu olarak tanımlayabileceğimiz “Adalet Şansölyesi”, diğeri de parlamento adına hareket eden “Ombudsman” olmak üzere iki kuruluş öngörülmüştür. Söz konusu Ombudsmanlar içinde en geniş yetkilere Finlandiya Ombudsmanı sahiptir. Çünkü ombudsman, görevlerini yürütürken tam anlamıyla bağımsızdır. Parlamento dahil hiçbir makam Ombudsmana emir ya da talimat verememektedir.” (Abdioğlu, 2007: 88).

Ombudsman, hükümet, bakanlar ve mahkemeler dahil olmak üzere ceza kanunundaki kamu görevlisi tanımına giren herkesi denetleyebilir ve başka ülkelerle kıyaslandığında bu denetim alanı oldukça geniştir. Bununla birlikte denetim sonucu verilen kararların niteliği; kanuni takip, disiplin uygulaması başlatılmasını önerme, hatırlatma, öneri olarak sayılabilir. Ombudsman idari kararları değiştiremez veya feshedemez (Babüroğlu ve Hatipoğlu, 1997: 22-23).

“Ombudsman parlamento tarafından gizli oylama ile seçilir. Adaylar daha önceden bildirilir. Ombudsmanın hukuk ilminde üstün vasıflara sahip olması ve uzun bir hukuk kariyerinin olması gereklidir. Ayrıca ombudsman parlamento üyesi olamaz. Bu yüzden ombudsman olarak seçilen üyenin parlamento üyeliği varsa geçersiz olur. Görev süresi önce bir seneyken, daha sonra üç sene olmuştur. 1995’ten bu yana ise dört senedir. Ombudsmanın görev süresi parlamentonunkiyle çakışmak zorunda değildir. Ombudsman görev süresince parlamentodan bağımsız hareket eder. Parlamento ombudsmanı ne görevden alabilir ne de onu bağlayacak emir ve talimatlar verebilir. Ama ombudsmanın faaliyetlerinden memnun olmazsa onu yeniden atamaz.” (Acar, 2009: 57).

 

  • Danimarka

İsveç ve Finlandiya’dan sonra ombudsmanlığı kabul eden üçüncü ülke Danimarka olup, 1955 senesinde ombudsmanlığı “Parlamento Komiseri” olarak kurmuştur. Ombudsmanlığı kuran yasa, Haziran 1996 tarihli ve 473 sayılı Ombudsman Yasasıdır (Fendoğlu, 2010: 10).

“Danimarka, ombudsman kurumunun modern refah devletine ilk uyarlaması bakımından oldukça önemlidir. Danimarka Ombudsmanı, dünyanın birçok ülkesindeki ombudsman kuruluşlarına örnek olmuştur. Model olarak İsveç Ombudsmanı esas alınmış olup,  Danimarka Ombudsmanı sivil ve askeri konularda yetkili kılınmıştır.” (Acar, 2009: 59).

Danimarka’da ombudsman her genel seçimde parlamento tarafından yapılan öneriye göre seçilir. Tavsiyenin yapılmasından iki günden fazla geçmeden tartışmasız tek oturumda seçim yapılır. Ombudsman seçilecek kişi hukuk eğitimi almış olmalı ve parlamento üyesi olmamalıdır. Denetim alanı, sivil ve askeri hükümet yönetimi, kısıtlı olmakla beraber mahalli hükümet idaresi ve bakanlardır. Tüm idari çareler tükendikten sonra bir yıl içinde kuruma başvurulabilir. Denetim sonucu kanuni takip başlatamaz ama savcıya başlatmasını önerebilir, idari kararları değiştiremez ya da feshedemez. (Babüroğlu ve Hatipoğlu, 1997: 22-23).

  • Almanya

“Alman Anayasa’sının 17. Maddesi ile yurttaşa dilekçe hakkı tanınmıştır. Alman Anayasasının 45 b maddesi ile Savunma Ombudsmanlığı kurulmuş, 1956 yılında da Savunma Ombudsmanlığı hakkında kanun çıkarılmıştır. Almanya’da “Cezaların İnfazı Ombudsmanı”, “Bankalar Ombudsmanı”, “Sigorta Ombudsmanı” gibi ombudsmanlıklar vardır.” (Fendoğlu, 2010: 9).

  • Yeni Zelanda

“Nüfusu 5 milyon civarında olan Yeni Zelanda’da ombudsmanlık kurumu, Parliamentary  Commissioner Act ile  1962 yılında kurulmuş, 1975 yılında Ombudsman Act çıkarılarak sistem daha da geliştirilmiştir. Ombudsman, 72 yaşına kadar görev yapabilir. Ombudsmana başvurabilmek için başvuru sahibi, iç hukuk yollarının tamamını tüketmiş olmalıdır. Yeni Zelanda ombudsmanlığı, doğal adalet veya hakkaniyet anlamına gelen “Natural Justice” kavramına önem verir. Baş ombudsmanın maaşı, başbakanın maaşına yakındır.” (Fendoğlu, 2010: 14).

  • İngiltere

“İngiltere’de idareyi denetlemek için ayrı bir idari yargı bulunmamaktadır. Herhangi bir yöneticinin eylem ve işlemleri hakkında şikayeti olan bir kişi, adli mahkemeler önünde haklılığını ispat etmek durumundadır. Ancak mahkemeler yoluyla idareye karşı hak aramak şekilci, pahalı ve uzun zaman alan bir yöntemdir.” (Bahadır, 2010: 372).

İngiltere’de Tarım Bakanlığı’ndaki görevlilerin, köylülere ait olan araziye hukuk dışı yollardan el koymalarıyla ortaya çıkan skandal, ombudsmanlık kurumunun kurulmasında etkili olmuştur (Abdioğlu, 2007: 88).

“İngiltere’deki idareye karşı vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi ve mevcut denetim yollarına yardımcı olması amacıyla ombudsmanlık kurumunun oluşturulması için 1961 yılında Sir John Whyatt tarafından bir rapor hazırlanmıştır. Bu raporda mevcut denetim yollarının yetersizliği tespit edilmiş ve yeni bir denetim mekanizması olarak ombudsmanlığın kurulması önerilmiştir. Bu öneriye zamanın muhafazakar partisi karşı çıkmışsa da, işçi partisi iktidarı Whyatt’ın teklifini benimsemiştir. 1967’de çıkarılan “Parlamento Komiserliği Kanunu” ile kurum hukukilik kazanmıştır. Kurum, İngiltere’de kuruluş kanunu gereği “Parlamento Komiseri” ismiyle anılmaktadır” (Bahadır, 2010: 373).

İngiltere’de kurumun yasal temelleri atıldıktan daha sonra yetkili ombudsmanın dışında çok dar alanda yetkili uzmanlık ombudsmanlıkları kurulmuştur. Bu uzmanlık ombudsmanlıklarına örnek olarak şunlar sayılabilir; cezaevi ombudsmanı, medya ombudsmanı, Kuzey İrlanda Ombudsmanı, polis ombudsmanı, adalet hizmetleri ombudsmanı. Parlamento Komiseri, bireylerin ve özel hukuk tüzel kişilerinin kötü yönetim ihlal iddialarını inceler. İdarenin zamanında basiretli bir tüccar gibi davranmaması, mevzuata uymaması, eşitliğe aykırı davranması veya taraf tutması ihlal nedeni olmaktadır. İngiltere ombudsmanları kötü yönetimin önlenmesi konusunda iyi örnekler verebilmişlerdir. (Fendoğlu, 2010: 11).

“Diğer ombudsman kurumlarından farklı olarak İngiltere’de vatandaşlar, Komiser’e ancak bir Avam Kamarası üyesi aracılığıyla başvurabilmektedirler. Bu düzenleme ile bir yandan parlamentonun nüfuzuna, asırlardır kullandığı yetkilere olan saygı vurgulanmış, diğer taraftan Komiserin yetki alanı dışında gördüklerini geri çevirecekleri için süzgeç vazifesi görerek Komisere gelen başvuruların sayısı da sınırlandırılmış olmaktadır. İngiltere Parlamento Komiserinin kendisine herhangi bir şikayet dilekçesi ulaşmadan re’sen inceleme yetkisi bulunmamaktadır.” (Abdioğlu, 2007: 89).

  • Fransa

“Fransa uzun yıllardan beri güçlü bir yönetim geleneğine ve merkezi yönetim sistemine sahip bir ülkedir. Bununla birlikte yine etkin bir yönetsel yargı sistemi ile vatandaşların kamu kurumları karşısında hak ve özgürlüklerinin korunması, yönetimin eylemlerinin hukuka uygunluğunun denetlenmesi sağlanmaktadır. Vatandaş, devlet kurumlarının haksız uygulamalarına karşı yönetsel yargı sistemi tarafından korunmaktadır. Bunun için vatandaşlar bir haksızlık durumunda kamu kurumlarının işlemlerine karşı iptal davası açarak haklarını güvence altında tutabilmektedirler.” (Acar, 2009: 66-67).

Bu nedenle de idare hukukunun etkin uygulandığı Fransa’da ayrıca, ombudsmanlığa gerek olup olmadığı uzun süre tartışılmış ve sonuçta ihtiyaç olduğuna karar verilmiştir. Açılan bir davada yargılama sürecinin uzaması, idarenin gerektiğinde hakkaniyet gözetmemesi, yargının pahalılığı, bir takım aksamalar ombudsmanlığa ihtiyaç olduğuna Fransızları da ikna etmiştir. (Fendoğlu, 2010: 10).

“Fransa’da ombudsmanlık kurumu 1973 yılında kurulmuştur. Ombudsman, Bakanlar Kurulu tarafından altı yıllık bir süre için atanır. Bu görev için atanan kişinin hukukçu olması gerekmemektedir. Ombudsman genel olarak, üst düzey kamu yöneticileri ya da yüksek yargı organlarında görev almış kişiler arasından atanır. Görev süresi bittikten sonra tekrar seçilemez. Ombudsmanın seçiminde genel seçimlerle bir paralellik olmaması ve aynı kişinin bir daha bu göreve getirilememesi kurumun bağımsızlığının sağlanmasına yönelik düzenlemelerdir. Ancak atanmasının tamamen yürütme organının tasarrufuna bırakılmış olması kurumun bağımsızlığını tartışmalı hale getirmektedir.” (Bahadır, 2010: 375).

“Fransa’da ombudsmanın yetki alanı İskandinav ülkelerine göre daha dardır. Ombudsmanın görev alanına giren kurumlar: Merkezi yönetim kurumları, yerel yönetimler ve kamu hizmeti yapan diğer kurumlardır. Fransa’da ombudsmanın bir arabulucu olarak görülmesinden dolayı yetkileri sınırlı tutulmuştur. Medyatör (mediateur – arabulucu) ‘ün kelime anlamından da anlaşılacağı üzere ombudsman daha çok ikna etme, görüşme ve uzlaştırma yöntemlerini kullanarak sorunları çözmeye çalışmaktadır. Ancak uyarı ve önerileri ilgili kamu görevlileri tarafından dikkate alınmaz ise, ombudsman, hiyerarşik olarak ilgili kişinin bir üstüne başvurarak onun hakkında disiplin cezası verilmesini sağlayabileceği gibi dava açtırabilme yetkisine de sahiptir.” (Bahadır, 2010: 375-376).

“Fransa, İngiltere gibi kendi ombudsmanına, dünya üzerindeki benzer kurumların aksine doğrudan başvuru olanağı vermeyen bir ülkedir. Ancak İngiltere’de bireyler ve birey topluluklarının bir Avam Kamarası üyesi aracılığıyla Komiser’e başvurması şeklindeki uygulamaya karşılık, Fransa’da vatandaşın hem bir milletvekili, hem de bir senatör aracılığıyla başvuruda bulunması mümkündür.” (Abdioğlu, 2007: 89).

 

  • İtalya

Medeni Haklar Savunucusu ombudsmana tekabül eder, Ulusal düzeyde değildir. İlk kuruluşu 1974 tarihindedir. 20 eyalet, 94 vilayet ve 8 bini aşkın belediye yönetimleri üzerinde etkilidir. (Fendoğlu, 2010: 14).

  • ABD

“ABD’de genel anlamda ombudsmanlık, federe devletlerde ve yerel yönetimlerde 1975’lerden beri uygulanmaktadır. ABD’de şu ombudsmanlar mevcuttur; Çocuk Ombudsmanı, Çevre Ombudsmanı, Tüketici Ombudsmanı, Üniversite Ombudsmanı, Cezaevi Ombudsmanı, Azınlıklar Ombudsmanı, Sağlık Ombudsmanı, Aile Ombudsmanı, İşveren Ombudsmanı. ABD’de her eyaletin ombudsmanlık sistemi farklıdır.

Yasama ve yürütme tarafından seçilen ombudsmanlar tüm ABD’de bulunmakta olur, ABD’de ombudsmanlık kurumu giderek daha da yaygınlaşmaktadır. 1977 senesinde tüm yerel, bölgesel ve federal düzeydeki ABD ombudsmanlarını bir araya getiren, ABD Ombudsmanlar Birliği (The United States Ombudsman Association=ASOA), kurulmuştur. ABD’deki 6 ombudsman ile Kanada Ombudsmanları ortak bir birlik kurmuşlardır (The Ombudsman Association=OA). Amerikan Ombudsman modeline göre, ombudsmanlık, anayasa ile değil kanun ile kurulur, tüm soruşturma yetkileri ile donatılı, her tür dosyaya girme hakkı vardır.” (Fendoğlu, 2010: 9).

  • Rusya Federasyonu

“Ombudsmanlık kurumunu 1997 yılında “İnsan Hakları Komiserliği” adı altında kurmuştur. Daha önce Rusya’da 300 yıllık mazisi olan ve halen de yaşayan Prokuratura isimli benzeri bir kurum vardır. Ombudsmanlar, Rusya Federal Meclisi olan Duma’da yapılan gizli seçimler, salt çoğunlukla ve 5 yıl için seçilir. Seçilen kişi Duma’da yemin eder. İnsan Hakları Komiseri, gerektiğinde Duma tarafından görevden alınabilir. Rusya ve Doğu Bloku Ülkelerinde ombudsmanlar daha çok insan hakları ihlalleri ile ilgilenmekte ve geçmişteki yozlaşmadan kurtulmak için iyi yönetime geçişi hedeflemektediler.” (Fendoğlu, 2010: 14).

  • KKTC

KKTC’de Ombudsman (Yüksek Yönetim Denetçisi) Yasası, Cumhuriyet Meclisinin 15-16 Temmuz 1996 tarihli bileşiminde kabul edilmiş ve 1997’de kuruluşunu tamamlayarak resmen göreve başlamıştır. Yasaya göre, Ombudsman, KKTC Cumhurbaşkanı’nca; Cumhuriyet Meclisinin onayı ile atanır. Yani Cumhurbaşkanı’nca bir kişi Ombudsman olarak atandıktan sonra, konu Cumhuriyet Meclisi’nin onayını almak üzere Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na sunulur. Onay için üye tamsayısının üçte iki (2/3) çoğunluğu aranır. Ombudsman olarak atanacak kişinin; hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, kamu yönetimi ve bunlara uygun konularda bir üniversiteden mezun olması gerekir. Ayrıca kamu görevinde veya kamu görevinin dışında sorumluluk taşıyan bir görevde en az 10 yıl çalışmış olmak; veya doktora seviyesinde lisans üstü eğitim yapmış ve kamu görevi içinde veya dışında, sorumluluk taşıyan bir görevde en az beş yıl çalışmış olma nitelikleri aranır (Şafaklı, 2009: 177).

 

 

– İ. Uygar TUL –

SON YAZILAR
İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.