3.7 C
İstanbul
Çarşamba, Şubat 21, 2024

20. Yılında Srebrenitsa Katliamı

            1992-1995 yılları arasında yaşanan Bosna Savaşı birçok trajediye sahne olmuştur. Srebrenitsa’da yaşanan etnik temizliğe kadar varan katliamlar da bu trajik olayların başını çekmektedir. Bu yıl 20. yılına giren Srebrenitsa Katliamı II: Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da yaşanmış en büyük katliam olarak değerlendirilmektedir.

            Batı’nın Bosna Savaşı’nı sonlandırmak adına gerçekleştirdiği girişimlerden biri olan Güvenli Bölgeler Planı kapsamında Nisan 1993’te 819 sayılı karar ile Srebrenitsa, Mayıs 1993’te ise 829 sayılı karar ile Zepa, Tuzla, Saraybosna, Goradze ve Bihaç şehirleri BM tarafından güvenli bölge ilan edilmiştir. Güvenli Bölgeler Planı’nın temel ve siyasi olmayan amacı, Boşnakların artan Sırp saldırılarından korunmasıdır. -Boşnak yöneticiler bu planın Sırp saldırılarını meşrulaştırdığını ileri sürdüğü için siyasi olmayan ibaresinin altını çizmekte fayda görülmüştür.- Avrupa’da yaşanan ve Yugoslavya’nın dağılma sürecine girmesi ile ortaya çıkan Bosna Bunalımı’na Batı adeta seyirci kalmıştır ve çözüm odaklı bir politikadan ziyade Avrupa’daki güç dengelerini ve çıkarları gözeten bir politika benimsemiştir. 3 yıl süren Bosna Savaşı’nın her evresinde Batı’nın tabiri caizse akıntıya karşı kürek çekmekten farksız olan çözüm önerilerini görmek mümkündür. Ancak Srebrenitsa’da yaşananlar Batı’nın kendi ürettiği politikaları uygulamada ne kadar isteksiz ve sorumsuzca davrandığının en acı kanıtı niteliğindedir.

            Bosnalı Sırp güçler Temmuz 1995’te Srebrenitsa’ya ilerlemiş ve şehrin güvenliğinden sorumlu BM’ye bağlı Hollandalı 30 kadar askeri rehin almıştır. Bosnalı Sırp güçleri kendilerine karşı yapılacak saldırıları, rehin alınan askerleri kullanarak büyük ölçüde engellemiştir. 11 Temmuz 1995 tarihinde ise Radko Mladic’in komutanlığını yaptığı Bosnalı Sırp güçler kente girmiştir. Mladic’in kente girdiği anda kameralara “İşte 11 Temmuz 1995’te Sırp şehri Srebrenitsa’dayız. Büyük bir Sırp bayramı arifesindeyken bu şehri Sırp milletine armağan ediyoruz. Bu topraklarda Türklerden intikam almamızın vakti geldi.” şeklinde yaptığı açıklama ile aslında niyetlerini ve olacakları ifade etmektedir. -Mladic’in açıklamasında yer alan Türkler kavramının altında ; Balkanlarda Müslümanların genel olarak Türk olarak anılması ve uzun süre Müslüman Osmanlı hakimiyeti altında yaşayan Sırpların bu durumu kazanılmış bir rövanş olarak görmesi, yatmaktadır.- Bu tarihten sonra beş gün içerisinde, şehirde bulunan 8 binin üzerinde Boşnak sistematik bir şekilde katledilerek toplu mezarlara konulmuştur.

            Bazı Sırp kaynakları ve Mladic gibi isimler bu sayının abartıldığını, öldürülenlerin çoğunun Boşnak milisler olduğunu ve bu olayın NATO saldırılarına zemin hazırlanması için kullanıldığını ileri sürmektedir. Srebrenitsa’da yaşanan olayların baş sorumlusu olarak gösterilen Mladic Mayıs 2011’de Sırbistan’da 16 yıllık kaçışının ardından yakalanmış ve yine aynı tarihte Lahey’deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sevk edilmiştir. Kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddeden Mladic’in yargılanması halen devam etmektedir. Ayrıca Mladic’in sağ kolu olarak bilinen Zdravko Tolimir ve Vujudin Popovic müebbet hapse çarptırılmış, bir diğer Bosnalı Sırp komutan Vıdoje Blagojevic 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Bosnalı Sırpların siyasi liderdi Radovan Karadzic ise 2008 yılından beri Lahey’de tutuklu bulunmaktadır. Srebrenitsa şehrinin güvenliğinden sorumlu Hollanda ise yaşanan katliamlar sonrası ağır eleştirilere maruz kalmıştır. Lahey’de görülen davada, Bosnalı Sırp güçlerinin Barış Gücü kampını kuşatması sonrası kampa sığınan Boşnakları teslim eden Hollanda askeri 300 Boşnak’ın öldürülmesinden sorumlu tutulmuştur. 300 Boşnak erkek kampa sığınan diğer sığınmacılardan kamyonlara bindirilerek ayrılmış ve daha sonra öldürülmüştür. Mahkeme Bosnalı Sırpların o zamana kadar savaş suçu işlediğine dair kanıtların bulunduğunu ve 300 Boşnak’ın öldürüleceğinin bilinmesi gerektiğini vurgulayarak, ölenlerin yakınlarına tazminat ödenmesine karar vermiştir. Mahkeme Srebrenitsa şehrinin Bosnalı Sırpların eline geçmesinden ve kamp dışında bulunan Boşnakların ölümünden ise Hollanda askerini suçlu bulmamıştır.

            Bugün yapılan anma törenine ise katılım bir hayli fazla olmuştur. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Türkiye’yi temsil ettiği törene, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitaroviç, Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor, Karadağ Cumhurbaşkanı Filip Vuyanoviç, Makedonya Cumhurbaşkanı Gyorge İvanov ve dönemin ABD başkanı Bill Clinton’ın yanı sıra Sırbistan Başbakanı Alexandar Vucic’de katılmıştır. Törende 136 kişinin daha cenazesi toprağa verilmiştir. Sırbistan Başbakanı Vucic tören sırasında üzerine ayakkabı, taş, cam şişe fırlatılarak protesto edilmiştir. Vucic savaş sırasında “öldürülen her Sırp için 100 Boşnak öldüreceğiz.” ifadeleriyle bilinmektedir. Vucic’in protestolarda yüzüne taş isabet edip gözlüğünün kırıldığı belirtilmektedir. ABD eski Başkanı Clinton törende yaptığı açıklamada savaşı bitirmekte geç kaldıkları için özür dilerken “bir daha böyle ölüm tarlaları görmek istemiyorum.” demiştir. Davutoğlu ise “Bosna-Hersek’teki barış ve huzura destek vermeliyiz. Çünkü Bosna-Hersek’teki barış, Balkanlar’da, Avrupa’da ve dünyadaki barış anlamına gelir. Bir kere daha kurbanları olan ailelerin acılarını paylaşıyorum. Aynı zamanda, 78 milyon nüfusu olan Türkiye’nin her zaman Bosna- Hersek’in yanında, her zaman Srebrenitsa’nın ve Srebrenitsa’daki ailelerin yanında olacağını belirtmek istiyorum.” ifadelerini kullandı. Öte yandan Kosova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Haşim Taçi anma törenine katılmasının, resmi davetli olmasına ve Bosna Hersek tarafından tanınan düzenli vizeye rağmen Sırp Cumhuriyeti tarafından engellendiğini açıkladı.

             Vucic birkaç gün önce “Barışmaya ve diğer halkların kurbanları önünde başımızı eğmeye hazır olduğumuzu göstermenin zamanıdır.” ifadelerini kullanarak ve törene katılarak bir anlamda Srebrenitsa Katliamı’nda suçlu olduklarını kabul etmekte ve özür dilemekte olsa dahi bugün tören alanında ıslıklanmaktan ve taşlanmaktan kurtulamamıştır. Burada üzerinde durulması gereken nokta protestoların haklılığı ve ya haksızlığı değil, Vucic’in ve sonrasında gelen Sırp devlet adamlarının bu törenlere ne tepki ile karşılaşırsa karşılaşsınlar her yıl düzenli biçimde katılmasıdır. Bilindiği üzere Bosna Hersek’te Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar birlikte yaşamaktadırlar, hergün birbirleriyle etkileşim halinde olan bu insanlara intikam ve nefret duygusu hiçbir şey kazandırmayacaktır. Geçmişte yaşanan acıları sadece bir Türk’ün ya da bir Batılı’nın sarması mümkün değildir. Bosna halkının ihtiyacı olan şey yine Bosna halkının kendisindedir.

Şubat 2015 Saraybosna- Bosna Hersek
Şubat 2015 Saraybosna- Bosna Hersek
Tarik Samarah'ın Srebrenitsa'da çektiği fotoğraflar "Galerija 11/07/95 Srebrenica Exhibition" adlı sergide başkent Saraybosna'da sergilenmektedir. Şubat 2015 Saraybosna
Tarik Samarah’ın Srebrenitsa’da çektiği fotoğraflar “Galerija 11/07/95 Srebrenica Exhibition” adlı sergide başkent Saraybosna’da sergilenmektedir. Şubat 2015 Saraybosna

 

Alexandar Vucic Srebrentisa Anma Töreninde Protesto Ediliyor. 11.07.2015

 

 

Kaynaklar:

http://www.aljazeera.com.tr/haber/srebrenitsa-katliaminin-sorumlulari

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2014/07/140716_hollanda_srebrenitsa

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/29523580.asp

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/07/150711_srebrenitsa_anma

http://www.washingtonpost.com/national/spokeswoman-serbia-pm-vucic-hit-in-the-face-with-stone-in-srebrenica-his-glasses-broken/2015/07/11/7b5bd524-27c6-11e5-b621-b55e495e9b78_story.html

lVX0gdgQDy56Q9Sf4MlZJsv2ek48RL.pdf erişimi için tıklayın

SON YAZILAR
İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.